Kendi kendime 2 sene önce yazdığım bir notu buldum. Hani hep saçma gelir ya geçmişte yaşananlar, yazılanlar, söylenenler.. Bana hiç öyle gelmedi. Demek ki ben hala aynı yerde, aynı fikirdeyim..
'Bazen zor zamanlar geçiriyorum, eskisi kadar çok değil, çoğunluğun yaşadığı kadar da sık değil. O zamanlarda kendime 'mutluluk bir seçim' dediğimde içimden çokta bu düşünceye katılan, sakin ve uysal cevaplar almıyorum. Ne zaman kendimle kalıyorum işte o zaman mutsuzluklarımın, keyifsizliklerimin benden kaynaklandığını çok net bir şekilde farkediyorum. Kaynak benim, yaşadıklarım, hayatımdakiler ise benden gelenler. Yansımalar.. O yüzden kimseye içtenlikle kızamıyorum. Kendime kızarken buluyorum yalnızca kendimi.. Sonra başlıyorum kendimle konuşmaya.. Küçük bir çocuğa anlatır gibi.. Ortada suçun, günahın, yanlışın olmadığından yalnızca seçtiğim şeyin beni tatmin etmediğinden bahsediyorum. Doğrunun, yanlışın, haklılığın, haksızlığın, siyahın, beyazın benim dünyamda olmadığını anlatıyorum. Bazen rol yaparken buluyorum kendimi.. Samimi olmayan kırgınlıklar yaşarken.. Sadece kırılmam 'gerektiği' için.. Ya da cezalandırmak için susarken.. Ama bunları yapmak içimden gelmiyor. Sadece o an öyle davranılması gerektiğini (!) öğrenmişim bir yerlerden. Böyle anlarda hemen durduruyorum kendimi.. Karşımdakine sarılıyorum çoğu zaman böyle anlarda, çok değerli olduğumuzu hatırlıyorum.. Kaçınız hesapsız kitapsız ilişkiler içindesiniz ? Kaçınız yalnızca içinizden geldiği gibi davranıyorsunuz ? '
S.
26 Mart 2014 Çarşamba
#11 : Siz Değişmeden Hayatınız Hiçbir Zaman Değişmeyecek
''Eski zamanlardan birinde, bilge bir kişi ile arkadaşı limanda dolaşıyorlarmış. Ahşap kadırgalardan birinin üzerinde, başını ellerinin arasına almış kara kara düşünen birini görmüşler. "Bak" demiş bilgenin arkadaşı, "Bu adam dünyanın en zengin adamlarından biridir. Yapmadığı şey, gezip görmediği yer kalmamıştır. Gene de böyle mutsuzdur". Bilge de şu cevabı vermiş: "Her gittiği yere kendini de götürüyordur da ondan..."
Alıntıdır.
Alıntıdır.
25 Mart 2014 Salı
#10 : Maymun Tuzağı
Maymun Tuzağı Asya kıtasında maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır.Bir hindistancevizi oyulur ve iple bir ağaca bağlanır. Hindistancevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı kadar büyüklüktedir, yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz. Maymun, tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar ve yiyeceği kavrar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır.
Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz. Avcılar geldiğinde, maymun çılgına döner ama kaçamaz. Aslında bu maymunu, tutsak eden hiçbir şey yoktur. Onu sadece onun kendi bağımlılığının gücü tutsak etmiştir. Yapması gereken tek şey elini açıp yiyeceği bırakmaktır. Ama zihninde açgözlülüğü o kadar güçlüdür ki bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür.
Bizi tuzağa düşüren ve orada kalmamıza neden olan şey, arzularımız ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur. Tüm yapmamız gereken, elimizi açıp benliğimizi ve bağımlı olduğumuz şeyleri serbest bırakmak ve dolayısıyla özgür olmaktır.
Alıntıdır.
#9 : Kilo Vermede 10 Etkili Öneri
Birçok mail alıyorum, ana başlığı kilo olan. Spor eğitmeni, diyetisyen, beslenme uzmanı gibi unvanlarım yok ancak senelerdir iyi görünmek, iyi hissetmek adına sporu ve sağlıklı beslenmeyi hayatımın merkezine taşımış biriyim. Kabul edilmesi çokta kolay olmayan farklı birşey okuyacaksın şimdi. Duyguların ile kilon arasında bir bağ olduğunu biliyor musun ? Yok benim insülin direncim var, yok ne yapsam kilo veremiyorum, yok bu kilolar genetik gibi lafların hepsini artık bir kenara bırak. Çünkü hepsi yalandan ibaret. Neden mi ? Ortaya çıkan herşeyin hastalıklar, kilolalar herşey buna dahil sorumlusu ve kaynağı sensin. Sözlerim acı da gelse kulağa, hepsi gerçek. İstersen araştır, yüzlerce yere bak. Çözümün yine sende olduğunu göreceksin. Peki ne yapacağız sağlıklı bir hayat sürmek için ? Önerilerime kulak ver.
1. Bırakma Zamanı
Kendini çok daha iyi hissetmek, yüklerinden kurtulmak, hafiflemek istiyorsan işine yaramayan herşeyi ama herşeyi bırakmak zorundasın. Bu bir ilişki olabilir, iş olabilir, sana iyi gelmeyen yiyecekler olabilir, çekmecende atılmayı bekleyen kağıtlar olabilir. Hatta bahaneler de bu gruba dahil. Tek yapman gereken bırakmak. Önce bu noktada anlaşmalıyız. Kolay olmadığını biliyorum, kolay elde ettiğin pek çok şey sana çok keyif vermedi zaten bugüne kadar. Babasının parasıyla iş kurmuş insanların hikayesinden ziyade, zorlukların içinden gelen insanların hikayesini okumayı daha çok severiz zaten.
2. Asitli İçeceklere Elveda
İlk adım basit. Yiyecek alışkanlıklarına hiç bakmadan ilk iş asitli içeceklerin yerine suyu koyuyoruz. Her gün 2,5 - 3 litre su içmek çok önemli. İlk zamanlarda sadece buna odaklan, inan çok şey değişecek hayatında. Tüm asitli içecekleri, tüm kutu meyve suları ve çaya, kahveye konan şekerlerin hepsini çöpe at. Bunu yapabileceğini sen de ben de billiyoruz. İlk gün tartıl. 21 gün boyunca sadece içeceğine dikkat et ve 21. günün sonunda tartıl. Birşeyler değişecek, eminim. Ben senelerdir her gün max. 3 bardak yeşil çay içiyorum. Kahve, asitli içecekler ve hazır meyve suları hiçbir şekilde tüketmem.
3. Günün En Değerli Öğünü : Kahvaltı
Beni en mutlu eden öğün kahvaltı. Kahvaltı yapmaya başladığında metabolizmana 'ben uyandım senin de uyanma zamanın geldi mesajını veriyorsun.Onun uyanması demek, kalorileri yakmaya başladın demek. Kahvaltıyı es geçmek yok ! Şekerli kahvaltılık gevreklerle geçiştirmekte yok ! Bu en büyük hata. Yulaf ezmesi ile kırmızı meyveleri tercih edebileceğin gibi, omletli, peynirli, yumurtalı bir kahvaltıyı da tercih edebilirsin.
En fazla yiyeceği kahvaltıda yemelisin, öğle yemeğinde porsiyon daha da küçülmeli, akşam yemeğinde ise minicik olmalı. Ara öğünleri de atlamamaya özen gösterirsen ana öğünlerde daha küçük posiyonlarla karnın doyacaktır.
5. Yürü, Yürü ve Yürü
Gün içinde spor yapamasan bile 10000 adım atmak zorundasın. Evet yanlış okumadın ON BİN ! Her yere yürüyerek gitmeye çalış. Bedenine de ruhuna da iyi gelecek.
6. Öğün Atlamak
Kendini cezalandırmaktan başka birşey değil, öğün atlamak ya da kendini aç bırakmak. Kilo verme sürecinde kendinle dost olmalısın, düşman değil. Onu cezalandırdığın günler bir gün biter, bedeninde sana aynı acımasızlıkla kilolarla döner. O sebeple porsiyonları küçülterek, istediğimiz birçok şeyden yiyerek dilediğimiz görüntüyü yakalayabiliriz.
7. Sabırlı Ol
Hemen sonuç bekleme, nasılki bu kilolar 1 günde alınmadıysa 1 günde de verilmeyecek. Kendine ve sürece inan. Seni motive eden şeylere odaklan, enerjini düşüren şeylere ise gözlerini kapat gitsin.
8. Erken Uyu Erken Uyan
Uyku, kilo vermede çok önemli bir role sahip. Kaç saat uyuduğun, saat kaçta yatağa girdiğin, kaçta uyandığın çok önemli. En geç 23:00 - 24:00 arasında uyumuş ol, hormonlarının salgılanmasına izin ver, 8 saat uyu ve güne erken başla.
9. Gece Atıştırmalıklarına Son
Son öğününü en geç 20:00 de bitirmiş ol. Bedenin tüm gün yediklerini sindirmek için uğraştı, uğraşmaya da devam ediyor. İzin ver o da biraz dinlensin.
10. Kendini Sev
Ve en sonuncu madde benim için en kıymetli olan.
Beni her güçlükten kurtaran iki kelimedir; kendini sevmek.. Çünkü insan sevdiği şeye değer verir, sevdiği şey için mücadele eder, sevdiği şeyi kötülüklerden korur. Bu hayatta en değerli olan sensin. Bugüne kadar kendine eziyet etmiş olabilirsin, değer vermemiş olabilirsin ama bugün herşeyi değiştirebilir kendinden özür dileyebilir ve güzel bir hayatı yaşamayı seçebilirsin. Herşey senin elinde, bunu sakın ama sakın unutma.
Özetlemeye çalıştım kendi tarzımı, merak ettiğiniz herşey için senasensoz@gmail.com dan benimle irtibata geçebilirsiniz.
Sevgiler,
S.
20 Mart 2014 Perşembe
#8 : İyileşmek
Eleştiri, korku, suçluluk, pişmanlık ve utanç duygusunu üzerimden attığım zaman özgür olduğumu hissediyorum. Bu sayede kendimi ve diğer insanları affedebilirim. Bu hepimizi özgür kılacaktır. Eski meseleleri kapatmaya hazırım. Geçmişte yaşamayı reddediyorum artık. Bu yükü uzun zamandır sırtımda taşıdığım için kendimi affediyorum. Kendimi ve başkalarını sevmeyi bilmediğim için kendimi affediyorum. Her insan kendi davranışlarından sorumludur ve hayatta ne ekerse onu onu biçerler. Bu nedenle kimseyi cezalandırmama gerek yok. Ben de dahil olmak üzere hepimiz kendi bilinçlerimizin yasaları altında yaşıyoruz. Kendi adıma kin tutan yönümü bir kenara bırakıyorum ve sevgiyi kucaklıyorum. Ve şimdi iyileşiyorum.
L.Hay
L.Hay
11 Mart 2014 Salı
#7 : Berkin Elvan
'Dünyada tek bir günah vardır aslında; o da hırsızlıktır. Bir insanı öldürdüğün zaman bir yaşamı çalmış olursun, karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın veya birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun...'
#6 : Günün Notu
S.
#5 : Mutlu Olmanın Sırrı
En mutlu insanlar her şeyin en iyisine sahip değildirler.
Sadece her şeyin en iyi şekilde tadını çıkartırlar.
Basit yaşayın, cömertçe sevin.
Birbirinize derinden itina gösterin..
Nazik olun,
Hepsi bu!
Sadece her şeyin en iyi şekilde tadını çıkartırlar.
Basit yaşayın, cömertçe sevin.
Birbirinize derinden itina gösterin..
Nazik olun,
Hepsi bu!
6 Mart 2014 Perşembe
5 Mart 2014 Çarşamba
#3 : Affetmek
... Affetmek, öfke ve intikama yatırım yapmaktan vazgeçmektir. Neye yatırım yaparsak o çoğalır. Affetmek, hayatımızın en özgürleştirici ve zenginleştirici yatırımıdır. Affetmenin karşındaki kişiyi değil, seni özgür bırakacağını lütfen anla. Ellerini yumruk haline getirenler, tokalaşamazlar. Affetmek, içsel yolculuğun temel basamaklarından biri ve kendimizle barışık olma yolunda kocaman bir adım. Bu adımı atmaya hazır mısın ?...
4 Mart 2014 Salı
#1 : Hoş Geldiniz !
Merhaba !
Bugünden itibaren bu yeni blogda hayatımıza katkı sağlayacağını düşündüğüm yazılar paylaşacağım. Kimileri benim kalemimden, kimileri beğendiğim, hayatımda yer eden düşünürlerden olacak. Sabırla okursanız, size ufacıkta olsa bir yarar sağlarsa mutluluğum katlanarak artacak. Kendi penceremden yaşamın muhteşemliğini, sahip olduklarımın değerini, siyahlarla dolu hayatımı nasıl pembeye dönüştürdüğümü, mutluluğumu, heyecanımı anlatmaya çalışacağım. Duvarlarını kendinizin ördüğü zindanınızı, yine kendi ellerinizle nasıl yıkabileceğinizden bahsedeceğim. Eğer özgür olmak, mutlu ve doyumlu bir hayat sürmek isterseniz, burada birçok ipucu bulabileceksiniz. Çok küçük yaşlardan itibaren, yazmaya bayılırdım. Kimse okumasa dahi, ben yine bayıldığım bir işi yapacağım.
Sevgiyle kalın,
Sena
Bugünden itibaren bu yeni blogda hayatımıza katkı sağlayacağını düşündüğüm yazılar paylaşacağım. Kimileri benim kalemimden, kimileri beğendiğim, hayatımda yer eden düşünürlerden olacak. Sabırla okursanız, size ufacıkta olsa bir yarar sağlarsa mutluluğum katlanarak artacak. Kendi penceremden yaşamın muhteşemliğini, sahip olduklarımın değerini, siyahlarla dolu hayatımı nasıl pembeye dönüştürdüğümü, mutluluğumu, heyecanımı anlatmaya çalışacağım. Duvarlarını kendinizin ördüğü zindanınızı, yine kendi ellerinizle nasıl yıkabileceğinizden bahsedeceğim. Eğer özgür olmak, mutlu ve doyumlu bir hayat sürmek isterseniz, burada birçok ipucu bulabileceksiniz. Çok küçük yaşlardan itibaren, yazmaya bayılırdım. Kimse okumasa dahi, ben yine bayıldığım bir işi yapacağım.
Sevgiyle kalın,
Sena
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




