26 Haziran 2015 Cuma

#74 : 4 Altın Kural

KURAL 1: “Karsina çikan kisiler her kimse, dogru kisilerdir. Bunun anlami sudur, hayatimizda kimse tesadüfen karsimiza çikmaz. Karsimiza çikan, etrafimizda olan herkesin bir nedeni vardir, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir sey ögretirler.

KURAL 2: “Yasanmis olan her ne ise, sadece yasanabilecek olandir. Hiçbir sey, hem de hiçbir sey yasadigimiz seyi degistiremezdi. Yasadigimizin içindeki en önemsiz saydigimiz ayrintiyi bile degistiremeyiz. ‘Söyle yapsaydim, böyle olacakti’ gibi bir cümle yoktur. Hayir, ne yasandiysa, yasanmasi gereken, yasanabilecek olandir, dersimizi alalim ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatimizda karsilastigimiz her olay, mükemmeldir.”

KURAL 3: ” Içinde baslangiç yapilan her an, dogru andir. Her sey dogru anda baslar, ne erken ne geç. Hayatimizda yeni bir seyler olmasina hazirsak, o da baslamaya hazirdir.

KURAL 4: “Bitmis olan bir sey bitmistir. Bu kadar basittir. Hayatimizda bir sey sona ererse, bu bizim gelisimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest birakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmis oldugun bu tecrübeyle ileriye dogru bakmak daha iyidir.”

25 Haziran 2015 Perşembe

#73 : DirenME !

Değişmekten korkmayın. Acı çekiyorsanız, hayat sizi değişmeye zorluyordur. Direnmeyin, olduğu gibi en yalın haliyle yaşadığınız herşeyi kabul edin.

'Hayatımın değişmesi için ben kendim değişmeliyim dediğin anda, işte o anda büyürsün; seni en iyi hayatına götürecek kapıdan geçersin.'

23 Haziran 2015 Salı

#72 : Nasıl bir salı istersiniz ?

Bugün kendinizi nasıl hissetmek istiyorsunuz ?
  • Keyifli ?
  • Heyecanlı ?
  • Sağlıklı ?
  • Tatminkar ?
  • Mutsuz ?
  • Üzgün ?
  • Huzursuz ?
  • Hasta ?
Seçim sizin..

22 Haziran 2015 Pazartesi

#71 : An

En kısa hikâye parçasına an denir.
Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler. 
"Bütün yaşamımız" dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında...
Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır.
Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.

Murathan Mungan

#70 : Bekleme

Ve birisini sevmeye başladığında talep etmeye başlama; aksi takdirde daha en başından kapıları kapatıyorsun. Hiçbir şey bekleme. Şayet önüne bir şey çıkarsa şükran duy.  Eğer bir şey gelmezse onun gelmesi için bir neden yoktur, onun gelmesine gerek yoktur. Onu bekleyemezsin.
Aşkın sevgi dolu bir atmosfere ihtiyacı vardır; aşkın şükran minnet iklimine ihtiyacı vardır. Aşkın bir talepsizlik atmosferine, beklentisizlik atmosferine ihtiyacı vardır. Anımsanması gereken ikinci şey budur.

Osho

18 Haziran 2015 Perşembe

#69 : Anı Yaşayın !

..Geçmişinizdeki tüm yenilgileri ve zaferleri kabullenin. Tüm hatalarınızı veya dâhiyane kararlarınızı sevabıyla, günahıyla kabul edin. Geçen saniyeleri tekrar yaşama şansınız yok; geçmiş geçmiş oldu. Geçmiş, aslında hiç var olmadı; çünkü gelecek gibi, geçmiş de insan icadı. Etrafınıza bir bakın ve tek seçeneğinizin anı yaşamak olduğunu hatırlayın..

Alıntıdır.

3 Haziran 2015 Çarşamba

#68 : Şükret !


#67 : Enerjinizi Yükseltin

Evrenin çekim yasası, vücudumuzun bir enerji alanı olduğunu ve etrafa yaydığımız enerjinin düşük olması halinde hayatımıza  bu düşük enerjiyle bağdaşan insan ve olayları çektiğimizi vurgular. İçinde bulunduğumuz ortamları, kafamızda evirip çevirdiğimiz duygu ve düşüncülerle beslenen bu enerjiyi olabilecek en yüksek düzeyde tutmamız gerekiyor o yüzden.  Tabii bu söylendiği kadar kolay olmuyor bazen. Bu konuda size yardımcı olacak birkaç öneri : 

1. Dikkatinizi başka bir konuya yöneltin. Etrafınızda sizi gülümsetecek, ufak da olsa mutluluk verecek bir şey bulup bir süre için tamamen ona odaklanın. Yüreğinize bir parça olsun  ışık getirecek herhangi bir şey olabilir bu, çocuğunuzun saf ve neşeli gülümseyişi, son aldığınız hediye, çiçeğinizde yeni açan tomurcuklar, evinizde düzene koyup ferahlattığınız bir oda ya da köşe gibi.

2. Müzik belki de enerjiyi yükseltmenin en kolay yolu. Sevdiğiniz bir parçayı yüksek sesle dinleyin. Size bu şekilde “iyi gelen” CD’leri ayrı bir bölümde tutun ki zor günlerinizde haliniz yokken aramakla uğraşmayın.

3. Bereket enerjisi yüksek enerjilerden birisidir. Siz korku, endişe gibi düşük enerjilerde  seyrederken hayatınızın bir parçası olamaz o yüzden. Bunun bilincinde olarak, zorlu zamanlarınızda kendinize odaklanmayı bırakın ve birisine güzel bir jest yaparak, ufak da olsa bir şey vererek verme ve paylaşma eyleminin sizde yaratacağı güzel duyguları yaşayın. Verdiğiniz zamanlar, sizde eksik olanlara odaklandığınız zamanlar değildir çünkü. Aksine  “başkalarına da verebilecek kadar” bolluğa sahip olduğunuzu (bolluğu sadece para ile özdeşleştirmeyin)  fark edersiniz, bu da  “azlık” değil “çokluk, bereket” bilincini aktive edecektir. İstediklerinizi hayatınıza çekebilmeniz için çinde bulunmanız gereken  enerji düzeyi bu.

4. Bir köşeye çekilip kendinizi dinleyeceğinize bol bol hareket edin, spor yapın, dans edin. Bu  yolla beyniniz tarafından salgılanacak olan  endorfin hormonu sayesinde frekansınız doğal olarak yükselecektir.
      
5. Pozitif olumlamalar yazın ve günde yüz defa ya da ne kadar yapabiliyorsanız o kadar tekrarlayın. “Huzurlu ve dinginim” “Bolluk içindeyim” gibi.  Başlarda bunları söylerken inanarak söyleyemeseniz bile önemli değil. Beyninize yükleyeceğiniz doğru programlamaların ilerde ne gibi mucizeler yaratacağını siz de göreceksiniz. Ama bunu düzenli olarak her gün yapmanız önemli.

6. Meditasyon yaparak zihninize bir dur diyebilirseniz ne mutlu. O esnada beyninizin dalga boyu değiştiği için enerjiniz adeta yenilenecektir. Eğer meditasyon yapmayı bilmiyorsanız, sadece nefesinize odaklanmayı deneyin. Bir süre için sakinleşmek olsun amacınız ve derin derin, uzun nefesler alarak tüm dikkatinizi o ana verin. Bu şekilde nefes almanın sinir sistemine yarattığı etki büyük.. Sakinlik hissi yüksek enerji içerir, egonun yarattığı ikilem ve mutsuzluklara farklı bir perspektiften bakabilmenizi sağlar ve sizi rahatlatır.

7. Bu amaçla Yoga ve Reiki’den de faydalanabilirsiniz. Her ikisinin de titreşimi yükselten ve yaşam enerjisini çoğaltan gücü var.

8. Şikayet etmeyi ve dedikoduyu tamamen bırakın ya da en azından azaltın! Hakkında konuştuğunuz şeyler size istediklerinizi getirecek şeyler mi yoksa boş yere eleştiri, katı görüş, umutsuzluk içeren sözcüklerle mi “kirletiyorsunuz” enerjinizi?

9. Sevdiklerinizle kucaklaşın! Sarılmanın yarattığı etki mucizevi. Amerikan Psikosomatik Derneği tarafından yapılan bir araştırmanın bulguları 10 dakika süren pozitif bir fiziksel kontak sayesinde (ki kucaklaşma bunların en başında yer alıyor) vücutta stresin azaldığını ve ruhsal enerji seviyesinin yükseldiğini  göstermiş.
      
10. Kendinize bir “hayal defteri” edinin. Şu anki enerjinizle yaratıp hayatınıza çektiğiniz her şeyi bir süre için bir kenara bırakın, ve bu deftere “nasıl olmasını istiyorsanız” o şekilde, sanki olmuş gibi tüm istediklerinizi bir bir yazın. Yazının yaratma gücü büyük ama  düşüncelerinizi  kalemle yazmanız gerekiyor.  Çünkü klavyede yazmanın beyinde yarattığı etkileşim ve dolayısıyla da vücutta yarattığı duyguların bu etkiyi yaratmadığı biliniyor.

11. Bu defterin bir bölümüne de sahip olduğunuz için şükrettiğiniz her şeyin listesini  yazın.  Bunların sadece büyük şeyler olması gerekmiyor. Listeye her gün ekleyecek bir şeyler bulmaya çalışın. Siz farkına vardıkça ve yazdıkça şükredeceğiniz şeylerin giderek çoğaldığınız görerek şaşıracaksınız.

Alıntıdır