Öğrendim ki...Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız.Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz,Gerisini karşı tarafa bırakırsınız.Öğrendim ki...Güveni geliştirmek yıllar alıyor,Yıkmak bir dakika.Öğrendim ki...Hayatında nelere sahip olduğun değilKiminle olduğun önemli.Öğrendim ki...Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkünAma sonrası için bir şeyler bilmek gerek.Öğrendim ki...Kendini en iyilerle kıyaslamak değilKendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.Öğrendim ki...İnsanların başına ne geldiği değilO durumda ne yaptıkları önemli.Öğrendim ki...Ne kadar küçük dilimlersen dilimleHer işin iki yüzü var.Öğrendim ki...Olmak istediğim insan olabilmemÇok vakit alıyor.Öğrendim ki...Karşılık vermekDüşünmekten çok daha basit.Öğrendim ki...Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerekHangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.Öğrendim ki...'Bittim' dediğin andan itibarenPilinin bitmesine daha çok var.Öğrendim ki...Sen tepkilerini kontrol edemezsenTepkilerin hayatını kontrol eder.Öğrendim ki...Kahraman dediğimiz insanlarBir şey yapılması gerektiğindeYapılması gerekeniŞartlar ne olursa olsun yapanlar.Öğrendim ki...Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.Öğrendim ki...Bazı insanlar sizi çok seviyorAma bunu nasıl göstereceğini bilemiyor.Öğrendim ki...Ne kadar ilgi ve ihtimam göstersenizBazıları hiç karşılık vermiyor.Öğrendim ki...Para ucuz bir başarı.Öğrendim ki...En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz.Öğrendim ki...Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazılarıKaldırmak için elini uzatır.Öğrendim ki...İki insan aynı şeye bakıpTamamen farklı şeyler görebilir.Öğrendim ki...Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır.Öğrendim ki...Her şartta kendisiyle dürüst kalanlarDaha uzun yol yürüyor.Öğrendim ki...Hiç tanımadığın insanlar,iki saat içinde,senin hayatını değiştirir.Öğrendim ki...Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır.Öğrendim ki...Duvarda asılı diplomalarİnsanı insan yapmaya yetmez.Öğrendim ki...Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.Öğrendim ki...Karşısındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizgininnereden geçtiğini bulmak zor.Öğrendim ki...Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.Gerçek aşkların da!Öğrendim ki...Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,Ne tür deneyimler yaşadığınızla var.Öğrendim ki...Aile hep insanın yanında olmuyor.Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz.Aile her zaman biyolojik değil.Öğrendim ki...Ne kadar yakın olursa olsunlarEn iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir.Onları affetmek gerekir.Öğrendim ki...Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.Öğrendim ki...Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasınDünya sizin için dönmesini durdurmuyor.Öğrendim ki...Şartlar ve olaylar,Kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.Öğrendim ki...İki kişi münakaşa ediyorsa,Bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez.Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.Öğrendim ki...Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.Öğrendim ki...Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.
22 Aralık 2014 Pazartesi
#36 : Öğrendim ki..
17 Aralık 2014 Çarşamba
#35 : Lezzetli Bir Muffin Tarifi
Merhaba !
Uzun zamandır birçok işi aynı zaman dilimine sığdırmaya çalışıyorum. O da pek mümkün olmadığı için bazı şeyleri ihmal ediyorum. Uzun aranın sebebi tamamen bu.
Dün evde vakit geçirebilme şansı yakalayınca hemen mutfağa girdim. Kırmızı meyvelere bayılanlar için harika bir muffin yaptım. Çok sağlıklı olmasada ara öğünlerimi eğlenceli hale getirdiğini inkar edemem. Ben içine yalnızca ahududu koydum. Siz ister yaban mersini, ister çilek ister damla çikolata koyabilirsiniz. Deneyin, bence beğeneceksiniz.
MALZEMELER :
- 1 su bardağı şeker
- 3 yumurta
- 1/2 su bardağı erimiş (ılınmış) tereyağ
- 1/2 su bardağı süt
- 2 su bardağı tam buğday un
- 5 gr. (1/2 paket) kabartma tozu
- 1 paket vanilya
- 1 çorba kasesi kadar ahududu - ben göz kararı koydum
YAPILIŞI :
- Şeker ve yumurtayı iyice çırpıyoruz.
- Sütü ve yağı ekliyoruz.
- Sonra, sırasıyla un, vanilya ve kabartma tozunu ilave ediyoruz ve son olarak ahududuları koyup kaşık ya da silikon bir spatula ile nazikçe karıştırıyoruz.
- Fırını önceden yüksek ısıda (200 derece) ısıtıp, kalıbı fırına koyar koymaz ısıyı 180 dereceye indiriyoruz ve 30 dk. pişiriyoruz
Hepsi bu kadar !
Afiyet olsun !
25 Ağustos 2014 Pazartesi
#34 : Günaydın Şiiri
Beni saran geceden başka
Kapkaradır o çukurda baştan başa
Hangi tanrılar bahşetmişse bana
Şükrederim yenilmez ruhum için onlara
Kötü şartlarda olsam bile
Ne korktum, ne de ağladım kimselere
Kaderin pervasız darbelerinde bile
Kana bulansa da başım, eğilmedi asla
Bu gazap ve gözyaşı ülkesinin ötesinde
Görünmez gölgelerin dehşetinden başka bir şey
Ve beni bulur o senelerin tehdidi
Bulacaktırda korkusuz
Kapı ne kadar dar olsa da
Cezalarım ne kadar ağır olsa da
Kaderimin efendisi benim
Ruhumun kaptanı benim
William Ernest Henley - Yenilmez
Kapkaradır o çukurda baştan başa
Hangi tanrılar bahşetmişse bana
Şükrederim yenilmez ruhum için onlara
Kötü şartlarda olsam bile
Ne korktum, ne de ağladım kimselere
Kaderin pervasız darbelerinde bile
Kana bulansa da başım, eğilmedi asla
Bu gazap ve gözyaşı ülkesinin ötesinde
Görünmez gölgelerin dehşetinden başka bir şey
Ve beni bulur o senelerin tehdidi
Bulacaktırda korkusuz
Kapı ne kadar dar olsa da
Cezalarım ne kadar ağır olsa da
Kaderimin efendisi benim
Ruhumun kaptanı benim
William Ernest Henley - Yenilmez
#33 : Kaliteli Yaşamın 38 Altın Kuralı
1. Çok su için
2. Kahvaltıyı kral, öğle yemeğini prens ve akşam yemeğini de dilenci gibi yiyin.
3. Ağaçlarda ve bitkilerde yetişen yiyecekleri daha çok ve fabrikalarda üretilen yiyecekleri daha az yiyin.
4. 3 E ile yaşayın -- Energy, Enthusiasm, and Empathy (enerji, heyecan ve duygu paylaşımı).
5. Meditasyon, REİKİ, yoga ve dua yapacak zaman yaratın.
6. Daha çok oyun oynayın.
7. Geçen yılda okuduğunuzdan daha fazla kitap okuyun .
8. Her gün en az 10 dakika sessiz olarak oturun.
9. 7 saat uyuyun.
10. Hergün 10-30 dakika yürüyüş yapın. Ve yürürken gülümseyin.
11. Hayatınızı başkalarınki ile karşılaştırmayın. Onların seyahatinin ne hakkında olduğuna dair hiçbir fikrin yok.
12. Kontrol edemeyeceğiniz olumsuz düşüncelere veya şeylere sahip olmayın. Bunun yerine enerjinizi olumlu şekilde şu an için harcayın.
13. Fazla abartmayın. Sınırlarınızı bilin.
14. Kendinizi çok ciddiye almayın.
15. Kıymetli enerjini gevezelikle, dedikoduyla boşa harcamayın.
16. Uyanık iken daha fazla hayal kurun.
17. Kıskançlık, çekememezlik zamanın boşa harcanmasıdır. Zaten ihtiyacın olan herşeye sahipsin.
18. Geçmiş meseleleri unutun. Partnerinizin geçmiş hatalarını hatırlatmayın. Bu durum mevcut mutluluğunuzu bozar.
19. Hayat, birisine kin duyarak zamanı boşa harcamak için çok kısadır. Kimseden nefret etmeyin.
20. Geçmişinizle barış yapın ki, şimdiki zamanı bozmasın.
21. Senden başka hiç kimse senin mutluluğundan sorumlu değildir.
22. Hayatın bir okul olduğunu ve öğrenmek için burada olduğumuzu unutmayın. Problemler, cebir dersi gibi gelip giden ancak aldığımız derslerin bir ömür boyu devam ettiği eğitim programının bir parçasıdır.
23. Daha fazla gülümseyin ve gülün.
24. Her tartışmayı kazanmak durumunda değilsiniz. Aynı fikirde olmamak için anlaşın.
25. Ailenizi sık arayın.
26. Her gün diğerlerine iyi bir şey verin.
27. Herkesi herşey için affedin.
28. 70 yaşından büyük ve 6 yaşından küçük kimselerle vakit geçirin.
29. Hergün en az 3 kişiye gülümseyin ve tanımadığınız en az 1 kişiye “GÜNAYDIN” deyin.
30. Başkalarının senin hakkında ne düşündüğü seni ilgilendirmez.
31. Hasta olduğun zaman işin sana bakmamalı. Arkadaşların bakmalı. Onlarla temasta olun.
32. Doğru şeyi yapın!
33. Faydalı, güzel veya neşe dolu olmayan herşeyden uzak durun.
34. ALLAH herşeyi iyileştirir.
35. Bir durum iyi veya kötü olsun, nasılsa değişecektir.
36. Nasıl hissettiğinizin önemi yok, haydi kalkın, giyinin ve ortaya çıkın.
37. En iyisine henüz sıra gelmedi.
38. Sabah sağlıklı olarak uyandığınız zaman, bunun için şükret.
2. Kahvaltıyı kral, öğle yemeğini prens ve akşam yemeğini de dilenci gibi yiyin.
3. Ağaçlarda ve bitkilerde yetişen yiyecekleri daha çok ve fabrikalarda üretilen yiyecekleri daha az yiyin.
4. 3 E ile yaşayın -- Energy, Enthusiasm, and Empathy (enerji, heyecan ve duygu paylaşımı).
5. Meditasyon, REİKİ, yoga ve dua yapacak zaman yaratın.
6. Daha çok oyun oynayın.
7. Geçen yılda okuduğunuzdan daha fazla kitap okuyun .
8. Her gün en az 10 dakika sessiz olarak oturun.
9. 7 saat uyuyun.
10. Hergün 10-30 dakika yürüyüş yapın. Ve yürürken gülümseyin.
11. Hayatınızı başkalarınki ile karşılaştırmayın. Onların seyahatinin ne hakkında olduğuna dair hiçbir fikrin yok.
12. Kontrol edemeyeceğiniz olumsuz düşüncelere veya şeylere sahip olmayın. Bunun yerine enerjinizi olumlu şekilde şu an için harcayın.
13. Fazla abartmayın. Sınırlarınızı bilin.
14. Kendinizi çok ciddiye almayın.
15. Kıymetli enerjini gevezelikle, dedikoduyla boşa harcamayın.
16. Uyanık iken daha fazla hayal kurun.
17. Kıskançlık, çekememezlik zamanın boşa harcanmasıdır. Zaten ihtiyacın olan herşeye sahipsin.
18. Geçmiş meseleleri unutun. Partnerinizin geçmiş hatalarını hatırlatmayın. Bu durum mevcut mutluluğunuzu bozar.
19. Hayat, birisine kin duyarak zamanı boşa harcamak için çok kısadır. Kimseden nefret etmeyin.
20. Geçmişinizle barış yapın ki, şimdiki zamanı bozmasın.
21. Senden başka hiç kimse senin mutluluğundan sorumlu değildir.
22. Hayatın bir okul olduğunu ve öğrenmek için burada olduğumuzu unutmayın. Problemler, cebir dersi gibi gelip giden ancak aldığımız derslerin bir ömür boyu devam ettiği eğitim programının bir parçasıdır.
23. Daha fazla gülümseyin ve gülün.
24. Her tartışmayı kazanmak durumunda değilsiniz. Aynı fikirde olmamak için anlaşın.
26. Her gün diğerlerine iyi bir şey verin.
27. Herkesi herşey için affedin.
28. 70 yaşından büyük ve 6 yaşından küçük kimselerle vakit geçirin.
29. Hergün en az 3 kişiye gülümseyin ve tanımadığınız en az 1 kişiye “GÜNAYDIN” deyin.
30. Başkalarının senin hakkında ne düşündüğü seni ilgilendirmez.
31. Hasta olduğun zaman işin sana bakmamalı. Arkadaşların bakmalı. Onlarla temasta olun.
32. Doğru şeyi yapın!
33. Faydalı, güzel veya neşe dolu olmayan herşeyden uzak durun.
34. ALLAH herşeyi iyileştirir.
35. Bir durum iyi veya kötü olsun, nasılsa değişecektir.
36. Nasıl hissettiğinizin önemi yok, haydi kalkın, giyinin ve ortaya çıkın.
37. En iyisine henüz sıra gelmedi.
38. Sabah sağlıklı olarak uyandığınız zaman, bunun için şükret.
#32 : Günün Dersi
.....
Ünlü Filozof elimden tuttu ve sonra boşluğu bir sessizlik doldurdu
Sordum;
Anne Baba olarak çocuklarıma en çok neyi öğretmeliyim ?
Kimseye kendilerini sevdiremeyeceklerini.
Ancak kendilerini sevilebilecek biri yapabileceklerini…
İnsanların emeklerinin satın alınabileceğini,
Kalplerinin ve akıllarının kazanılabileceğini…
Kalp yaralarının bir anda açılabileceğini..
Kapanmasının yıllar sürebileceğini,
Affetmeyi,affederek ve öğreterek,öğrenilebileceğini..
Zenginliğin,hayatta çok şeye sahip olmak değil,
En az şeye ihtiyaç duymak olduğunu.
Aynı şeye bakan insanların,her birinin farklı şeyler gördüğünü..
Önemli olanın,
Neye baktığınız değil,ona nasıl baktığımız olduğunu …
Esnekliğin hayat,
Sertliğin ölüm olduğunu..
Gücün kaynağının para ve mevki değil..
Gönül ve ilim olduğunu…
Kinin kalbe ağırlık olduğunu…
Hata karşısında özür dilemenin,gerçek büyüklük olduğunu…
İnsanın özünün sevgi olduğunu,
Ama nasıl göstereceklerini ve söyleyeceklerini bilmeyen çok seven insanların olduğunu..
Adaletin,her şeyin olması gerektiği yerde bulunması olduğunu..
Öğret ve sen de unutma…
Ölüm yaşlılığa yakıştırılır,
Ama herkes ölecek yaştadır...
Alıntıdır.
Ünlü Filozof elimden tuttu ve sonra boşluğu bir sessizlik doldurdu
Sordum;
Anne Baba olarak çocuklarıma en çok neyi öğretmeliyim ?
Kimseye kendilerini sevdiremeyeceklerini.
Ancak kendilerini sevilebilecek biri yapabileceklerini…
İnsanların emeklerinin satın alınabileceğini,
Kalplerinin ve akıllarının kazanılabileceğini…
Kalp yaralarının bir anda açılabileceğini..
Kapanmasının yıllar sürebileceğini,
Affetmeyi,affederek ve öğreterek,öğrenilebileceğini..
Zenginliğin,hayatta çok şeye sahip olmak değil,
En az şeye ihtiyaç duymak olduğunu.
Aynı şeye bakan insanların,her birinin farklı şeyler gördüğünü..
Önemli olanın,
Neye baktığınız değil,ona nasıl baktığımız olduğunu …
Esnekliğin hayat,
Sertliğin ölüm olduğunu..
Gücün kaynağının para ve mevki değil..
Gönül ve ilim olduğunu…
Kinin kalbe ağırlık olduğunu…
Hata karşısında özür dilemenin,gerçek büyüklük olduğunu…
İnsanın özünün sevgi olduğunu,
Ama nasıl göstereceklerini ve söyleyeceklerini bilmeyen çok seven insanların olduğunu..
Adaletin,her şeyin olması gerektiği yerde bulunması olduğunu..
Öğret ve sen de unutma…
Ölüm yaşlılığa yakıştırılır,
Ama herkes ölecek yaştadır...
Alıntıdır.
15 Ağustos 2014 Cuma
21 Temmuz 2014 Pazartesi
18 Temmuz 2014 Cuma
#29 : Farkında Olun
Kendinizi sevmiyorsanız, yapılan bütün eleştirileri olduğu gibi kabul edersiniz.
Kendize değer vermiyorsanız, size karşı yapılan en ufak olumsuz bir davranış çok kötü hissetmenize neden olur.
Oysa,
Kendini seven kişi yapılan eleştirileri olduğu gibi doğru kabul etmez. Eleştiriyi ‘‘değerlendirmek’’ üzere kabul eder. Kişisel süzgecinden geçirir ve ona göre davranır.
Kendine değer veren kişi, karşısındaki kişinin olumsuz davranışını kişiselleştirmez. Herkesin, kendisine her daim olumlu davranması ihtiyacını duymaz.
Kendine değer veren kişi, kendine daha çok güvenen kişidir. Kendine güvenen kişiler, her zaman etrafındaki kişilerle aynı fikirde olmak zorunda hissetmezler.
17 Temmuz 2014 Perşembe
23 Haziran 2014 Pazartesi
#27 : İşe Yaramak (!)
“Herhangi bir ırmağa sorunuz: “Gece gündüz aynı yönde akıp durmaktan başka bir şey yapmıyorken kendini yararsız hissettiğin olmuyor mu?” Şöyle cevap verecektir: “Amacım işe yaramak değil, amacım ırmak olmaktır.” Tanrının gözünde dünyadaki her şeyin bir işlevi vardır. Ağaçtan düşen yaprağın, başımızdan dökülen saçın, sırf rahatsızlık verdiği için öldürülen bir böceğin. Her şeyin varlığının bir sebebi vardır. Çok geçmeden bu sorunun zehri içine işleyecek ve her ne kadar yürürsen, beslensen, uyusan ve hoşça vakit geçirmeye çalışsan da erkenden ölmüş olacaksın. İşe yaramaya çalışma. Kendin olmaya çalışman yeterlidir ve büyük bir fark yaratır. Ruhundan daha hızlı ya da daha yavaş yürümene gerek yok; çünkü hangi konuda işe yarayacağını, attığın her adımda ruhun sana öğretecek. Kimi zaman tarihin gidişatını değiştiren büyük bir mücadeleye katılarak işe yarayabilirsin. Kimi zamansa yolda tesadüfen karşına çıkan birine sebepsiz yere gülümseyerek. Başkalarına gerçek anlamda iyilik eden kişilerin asıl amacı işe yaramak değil, ilginç bir yaşam sürmektir. Öğüt vermeye değil, örnek olmaya çabalarlar. Aradığın bu olsun: Daima yaşamayı arzuladığın şeyleri yaşa.”
Paulo Coelho
Paulo Coelho
13 Haziran 2014 Cuma
#26 : Umut Her Zaman Vardır
Belki bu yıl çok şeye kızdın...delirdin...kırdın...
Belki kendinden ödün verdin...savaştın...tek kaldın...
Belki aşık oldun...belki sevildin...belki terk edildin...
Belki aldatıldın, belki istenilmedin...kim bilir ...
Belki çok para kaybettin...belki işinden oldun...
Belki "ne yapıyorum ben yaa" cümlesini ard arda kurdun...
Her ne yaptıysan yaptın...
HER NE OLDUYSA BİTTİ... bitti...
Onlar senin bir üst kata çıkman için yaşaman gerekenlerdi, bırakman gerekenlerdi, o kadar...
bu çok güzel bir yıl olsun tamam mı? ...buna sen de gayret et!....
KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞMANIN ZAMANI ŞİMDİ!..
YENİDEN BAŞLA HERŞEYE...
gülmekten yanakların çatlasın..
paranı koyacak cüzdan bulama...
bankalar "yatırım" hesabın için telefonlarda kalsın...
sağlık bedeninden aksın...
aşk kalbini patlatsın...
sen ışıl ışıl ol, herkes peşinde dolaşsın...
başarıların dillerde dolaşsın.....
yastığa koyduğun kafanda "huzura" daha fazla yer kalsın....
ve her gece "iyi ki bunları yaptım,"
"iyi ki bunları yaşadım" diyerek uyu...
yaşadıklarından ne öğrendiğini fark ederek... büyüyerek...
yaşadığın herşeyden ve herkesten özgürleşerek...
YALNIZCA kendin olarak... kendin için yaşayarak...
Her sabah sevinçle uyan.. daima ileriye bakarak...
Belki kendinden ödün verdin...savaştın...tek kaldın...
Belki aşık oldun...belki sevildin...belki terk edildin...
Belki aldatıldın, belki istenilmedin...kim bilir ...
Belki çok para kaybettin...belki işinden oldun...
Belki "ne yapıyorum ben yaa" cümlesini ard arda kurdun...
Her ne yaptıysan yaptın...
HER NE OLDUYSA BİTTİ... bitti...
Onlar senin bir üst kata çıkman için yaşaman gerekenlerdi, bırakman gerekenlerdi, o kadar...
bu çok güzel bir yıl olsun tamam mı? ...buna sen de gayret et!....
KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞMANIN ZAMANI ŞİMDİ!..
YENİDEN BAŞLA HERŞEYE...
gülmekten yanakların çatlasın..
paranı koyacak cüzdan bulama...
bankalar "yatırım" hesabın için telefonlarda kalsın...
sağlık bedeninden aksın...
aşk kalbini patlatsın...
sen ışıl ışıl ol, herkes peşinde dolaşsın...
başarıların dillerde dolaşsın.....
yastığa koyduğun kafanda "huzura" daha fazla yer kalsın....
ve her gece "iyi ki bunları yaptım,"
"iyi ki bunları yaşadım" diyerek uyu...
yaşadıklarından ne öğrendiğini fark ederek... büyüyerek...
yaşadığın herşeyden ve herkesten özgürleşerek...
YALNIZCA kendin olarak... kendin için yaşayarak...
Her sabah sevinçle uyan.. daima ileriye bakarak...
11 Haziran 2014 Çarşamba
4 Haziran 2014 Çarşamba
#24 : 'Zavallı Ben' Olmanın Faydaları
`Zavallı Ben` olmanın faydaları nelerdir?
- İlgi, sempati ve şefkati üzerlerine çekerler. (Vah vah, yazık sana, canım benim...)
- Konuşacak konu bulmakta zorlanmazlar çünkü anlatmaya can attıkları dramatik bir hikayeleri vardır. (Gerçekten yardım arayanlar hikayelerini her fırsatta, tekrar tekrar ve hevesle anlatmazlar.)
- Akıl alarak, yardım alarak hep enerji çalarlar. (Aldıkları akıl ve yardımları uygulayamazlar çünkü durumu sürdürmek işlerine gelir.)
- Yarattıkları gerçekliğe karşılarındakini inandırabilirlerse; suçluluk, acıma gibi duygular uyandırarak istediklerini yaptırırlar.
- Yanlış yapan hep başkaları olduğu için, (suçlayarak, eleştirerek ya da şikayet ederek) başkalarına göre kendilerini daha doğru hissederler.
- Başlarına gelenlerin sorumluluğunu başka kişi veya olaylara attıkları için vicdani olarak kendilerini rahat hissederler.
- Hiç risk almadıkları için başarısız olma ihtimalleri de yoktur.
Alıntıdır.
3 Haziran 2014 Salı
#23 : Merhaba Haziran !
Güneşin içimizi ısıttığı bu günlerde kalbimizde çiçekler açsın, kuşlar cıvıldasın. Dünya'nın bütün kelebekleri karnımızda uçussun. Çok heyecanlı, aşk dolu, mucizevi bir ay olsun bu Haziran..
20 Mayıs 2014 Salı
#22 : Küçük Bir Gezegende Nasıl Büyük Yaşamalı ?
1. Açık olun. Her şeye açık olun. Her ne vuku bulursa , ona açık olun.
2. Bir şeylere tutunmaya çalışmayın. Bırakın giden gitsin , gelen gelsin.
3. Kalbinizde kalın. Her ne olursa olsun gerçek hislerinize sadık kalın.
4. Hayatımızdaki insanlar değişecek. Bunun olmasına izin verin ve sürece güvenin.
Amaçlarına hizmet etmiş ve artık derinleşip gelişmeyen ilişkilere tutunmak zorunda değiliz.
5. Evinizi , yaşadığınız yeri değiştirmekten korkmayın . Eğer hislerimize karşı gerçekten açıksak , doğru yerlere yönlendirileceğiz.
6. Yapmakta olduğunuz ya da eğitimini aldığınız işlere saplanıp kalmayın. Kendinize gerçekten ne yapmak istediğinizi sorun. Sizi hangi iş gerçekten mutlu ederdi ?
7. Hayatta sevinci arayın. Her ne pahasına olursa olsun. Sizi mutlu eden şeyi bulun ve onu yapın. Her gün. Her zaman.
8. Düzenli bir biçimde kendinize sessiz kalacağınız bir zaman ayırın ve DİNLEMEYİ öğrenin. Hislerinizi dinleyin , sizi neyin mutlu ettiğine kulak verin , sezginizin size söylemeye çalıştığı şeyi dinleyin.
9. SEVMEYE cüret edin! Her nerede bulunuyorsanız bulunun , kiminle birlikte bulunuyorsanız bulunun , her ne yapıyor olursanız olun sevecen bir varlık olun.Kalbinizi açın ve onu açık tutun. Bu sahip olduğumuz en büyük korumadır.
10. Mümkün olduğunca çok yükümlülüğünüzü tamamlayıp bitirin. Buna dünyevi yükümlülükler , ailevi yükümlülükler , mali yükümlülükler , spiritüel yükümlülükler dahildir. Bitirdiğimiz her yükümlülük bizi özgürleştirir.
11. Kişisel olarak artık gereksinim duymadığınız her şeyi bırakın ya da başkasına verin. Dolaplarınızı , kitaplarınızı , malınızı - mülkünüzü , ilişkilerinizi , taahhütlerinizi, sorumluluklarınızı gözden geçirin ve Öz Benliğiniz ile uyum içinde olmayan herşeyden kurtulun. Bunu ölçüp tartmanın bir yolu da , bir şeyin size bir hafiflik ve sevinç mi , yoksa sıkıntılı bir ağırlık mı verdiğini hissetmektir. Bırakmak harika birduygu verir ve yeninin yaşamınıza girebilmesi için boşluk yaratır.
12. Dürüst olun. Kastettiğiniz şeyi söyleyin ve söylediğiniz şeyi kastedin.
13. Birbirinize saygı gösterin. Hepimiz muhteşem kozmik varlıklarız. Her birimiz. Sadece ,bazılarımız muhteşem kozmik varlıklarımızı çok iyi tebdili - kıyafetlerle gizliyoruz. Kendimize ve birbirimize dürüstlük , saygı ve sevgi ile davranalım. Bu yapabileceğimiz en kökten dönüşüm geçiren şeylerden biridir.
14. Kendimizi tümüyle sevip kabullenmemizin zamanı gelmiştir. Gelin ,tüm kendimizden kuşkularımızı , öz saygısından yoksunluğumuzu , kendimizi aşağılayıp yargılamalarımızı bir kerede ve tümüyle bırakalım. İyi , cesur ,sevecen nazik ve akıllı varlıklar oluşumuza saygı gösterelim.
15. Güçlü olmaktan korkmayın : Hepimiz güçlüyüz. Hepimiz müthiş yeteneklere sahip son derece muktedir varlıklarız. Hepimizin içinde derin sevgi ve iyilik, koşulsuz sevgi hazineleri var. Artık gücümüzden korkmamız gerekmiyor. Güçlü olmamız gerekiyor. Açık , berrak olmamız gerekiyor. Ve kendimize ve yeteneklerimize güvenmemiz gerekiyor.
16. Bilinmeyene atlamaktan korkmayın. Orada ne bulunduğu konusunda bir ipucuna sahip olmamamıza rağmen. Doğru , yeni bir yere ulaşmamızın tek yolu , önümüzde ne bulunduğunu göremediğimizde bile , ilerlemeye devam etmektir.
17. Bağışlama özgürlüğün anahtarıdır. Biraz zaman ayırıp , hayatınızdan geçmişherkesi bağışlayın. Tüm geçmiş deneyimlerinizi bağışlayın. Kendinizi bağışlayın. Hepsini kendi benzersiz yolculuğunuzun , size tam da gelişmek, dönüşüm geçirmek ve özgürleşmek için ihtiyacınız olan şeyi veren bir parçası olarak görün.
18. Her şey için şükran duyun. Kimseniz o olduğunuz için şükran duyun. Yaşamınızın tüm unsurları için şükran duyun. Tüm deneyimleriniz , ilişkileriniz , çevrenizdeki her türlü güzellik için şükran duyun. Karşılaştığınız her iyi davranış , yaşadığınız her sevgi anı , her türlü beslenişiniz için , doğanın verdiği ilham için şükran duyun. Her
an , en karanlık anlarımızda bile şükran duyacak o kadar çok şeye sahibiz ki.
19. Her nerede yapabiliyorsanız , orada güzellik yaratın. Her Sevgi ifadesi gibi, güzel olan her şey tüm gezegenin rezonansını yükseltir.
2. Bir şeylere tutunmaya çalışmayın. Bırakın giden gitsin , gelen gelsin.
3. Kalbinizde kalın. Her ne olursa olsun gerçek hislerinize sadık kalın.
4. Hayatımızdaki insanlar değişecek. Bunun olmasına izin verin ve sürece güvenin.
Amaçlarına hizmet etmiş ve artık derinleşip gelişmeyen ilişkilere tutunmak zorunda değiliz.
5. Evinizi , yaşadığınız yeri değiştirmekten korkmayın . Eğer hislerimize karşı gerçekten açıksak , doğru yerlere yönlendirileceğiz.
6. Yapmakta olduğunuz ya da eğitimini aldığınız işlere saplanıp kalmayın. Kendinize gerçekten ne yapmak istediğinizi sorun. Sizi hangi iş gerçekten mutlu ederdi ?
7. Hayatta sevinci arayın. Her ne pahasına olursa olsun. Sizi mutlu eden şeyi bulun ve onu yapın. Her gün. Her zaman.
8. Düzenli bir biçimde kendinize sessiz kalacağınız bir zaman ayırın ve DİNLEMEYİ öğrenin. Hislerinizi dinleyin , sizi neyin mutlu ettiğine kulak verin , sezginizin size söylemeye çalıştığı şeyi dinleyin.
9. SEVMEYE cüret edin! Her nerede bulunuyorsanız bulunun , kiminle birlikte bulunuyorsanız bulunun , her ne yapıyor olursanız olun sevecen bir varlık olun.Kalbinizi açın ve onu açık tutun. Bu sahip olduğumuz en büyük korumadır.
10. Mümkün olduğunca çok yükümlülüğünüzü tamamlayıp bitirin. Buna dünyevi yükümlülükler , ailevi yükümlülükler , mali yükümlülükler , spiritüel yükümlülükler dahildir. Bitirdiğimiz her yükümlülük bizi özgürleştirir.
11. Kişisel olarak artık gereksinim duymadığınız her şeyi bırakın ya da başkasına verin. Dolaplarınızı , kitaplarınızı , malınızı - mülkünüzü , ilişkilerinizi , taahhütlerinizi, sorumluluklarınızı gözden geçirin ve Öz Benliğiniz ile uyum içinde olmayan herşeyden kurtulun. Bunu ölçüp tartmanın bir yolu da , bir şeyin size bir hafiflik ve sevinç mi , yoksa sıkıntılı bir ağırlık mı verdiğini hissetmektir. Bırakmak harika birduygu verir ve yeninin yaşamınıza girebilmesi için boşluk yaratır.
12. Dürüst olun. Kastettiğiniz şeyi söyleyin ve söylediğiniz şeyi kastedin.
13. Birbirinize saygı gösterin. Hepimiz muhteşem kozmik varlıklarız. Her birimiz. Sadece ,bazılarımız muhteşem kozmik varlıklarımızı çok iyi tebdili - kıyafetlerle gizliyoruz. Kendimize ve birbirimize dürüstlük , saygı ve sevgi ile davranalım. Bu yapabileceğimiz en kökten dönüşüm geçiren şeylerden biridir.
14. Kendimizi tümüyle sevip kabullenmemizin zamanı gelmiştir. Gelin ,tüm kendimizden kuşkularımızı , öz saygısından yoksunluğumuzu , kendimizi aşağılayıp yargılamalarımızı bir kerede ve tümüyle bırakalım. İyi , cesur ,sevecen nazik ve akıllı varlıklar oluşumuza saygı gösterelim.
15. Güçlü olmaktan korkmayın : Hepimiz güçlüyüz. Hepimiz müthiş yeteneklere sahip son derece muktedir varlıklarız. Hepimizin içinde derin sevgi ve iyilik, koşulsuz sevgi hazineleri var. Artık gücümüzden korkmamız gerekmiyor. Güçlü olmamız gerekiyor. Açık , berrak olmamız gerekiyor. Ve kendimize ve yeteneklerimize güvenmemiz gerekiyor.
16. Bilinmeyene atlamaktan korkmayın. Orada ne bulunduğu konusunda bir ipucuna sahip olmamamıza rağmen. Doğru , yeni bir yere ulaşmamızın tek yolu , önümüzde ne bulunduğunu göremediğimizde bile , ilerlemeye devam etmektir.
17. Bağışlama özgürlüğün anahtarıdır. Biraz zaman ayırıp , hayatınızdan geçmişherkesi bağışlayın. Tüm geçmiş deneyimlerinizi bağışlayın. Kendinizi bağışlayın. Hepsini kendi benzersiz yolculuğunuzun , size tam da gelişmek, dönüşüm geçirmek ve özgürleşmek için ihtiyacınız olan şeyi veren bir parçası olarak görün.
18. Her şey için şükran duyun. Kimseniz o olduğunuz için şükran duyun. Yaşamınızın tüm unsurları için şükran duyun. Tüm deneyimleriniz , ilişkileriniz , çevrenizdeki her türlü güzellik için şükran duyun. Karşılaştığınız her iyi davranış , yaşadığınız her sevgi anı , her türlü beslenişiniz için , doğanın verdiği ilham için şükran duyun. Her
an , en karanlık anlarımızda bile şükran duyacak o kadar çok şeye sahibiz ki.
19. Her nerede yapabiliyorsanız , orada güzellik yaratın. Her Sevgi ifadesi gibi, güzel olan her şey tüm gezegenin rezonansını yükseltir.
13 Mayıs 2014 Salı
#21 : Şeftali Çekirdeği
Küçük çocuk,şeftali çekirdeğini dişiyle kırmak için zorlanıyordu.
Babası ona dedi ki:
''Oğlum!...Şeftali çekirdeğini dişinle kıramazsın!''
Çocuk,şeftali dişiyle yeniden zorladı.Şeftali çekirdeğinin traktör lastiklerini anımsatan pütürlü sert kabuğu dişlerinin yüzeyini eriterek çıtırdattı...elini acıyan dişine götürdü çocuk.Dişi sallanıyordu.
''Oğlum''dedi babası yeniden.''Şeftalinin çekirdeği serttir,yazık edersin dişlerine.''
Çocuk inat ediyordu.İlle kıracaktı bu sert çekirdeği.Yere koydu ve ayakkabasının topuğuyla üzerine bastırdı.
Kırılmıyordu çekirdek.
''Sen inatçıysan,ben senden daha inatçıyım''dedi çocuk.
Bu kez bir taş aldı eline;taşla kırmayı denedi.Her vuruşta bir yana fırlıyordu çekirdek.
''Şeftali çekirdeği çok serttir oğlum''dedi babası.
''O küçük taşla kıramazsın!''
Çocuk öfkeyle çekirdeği tekmeledi.Çekirdek,tulumbanın yanındaki toprağa düştü.Çocuk öfkeyle bastı üzerine,iyice toprağa gömdü.
Aradan günler geçti.
Çocuk şeftali çeirdeğini unutmuştu.Gecekondu mahallesinin çocuklarıyla oynuyordu.Babası çağırdı onu.
''Bu ne oğlum?''dedi.
Çocuk babasının parmağıyla gösterdiği yana baktı.Küçük,iki yeşil yapraklı bir ot gördü.
''Ot''dedi.
''Ot değil''dedi baba.''Dişlerinle ve taşla kıramadığın şeftali çekirdeğinden çıkan şeftali ağacının fidanı.''
Çocuk,inatçı sert çekirdeği anımsadı.Dişiyle kıramadığı,taşla kıramadığı,tekmeyle kıramadığı çekirdek fidana dönüşmüştü işte.Bu fidan büyüyecek ve ağaç olacaktı;çiçek açacaktı...şeftali verecekti.Şaşırdı...
Babası ona dedi ki:
''Oğlum...ne zaman,hangi koşullarda olursan ol,dara düştüğünde şeftali çekirdeğini anımsa.Dişinle kıramadın o çekirdeği,taşla kıramadın.Ama uygun toprağa düşen çekirdek,günü gelince o sert kabuğu parçalar,toprağı deler ve yeşerir.Nedir o çekirdeğe bu gücü veren,güzel oğlum?
Çekirdek,kabuğunu parçalayan gücünü kendi içindeki çelişmelerden alır oğlum.Her şey kendi içinde zıtlarını taşır.Her şey kendi içinde,kendini değiştirecek,
başkaldıracak özü taşır.''
Çocuk dikkatle babasını dinliyordu.
Baba gülerek dedi ki:
''Şeftali çekirdeğine inan
Kendi gücüne güven!...''
Yılmaz Güney - Oğluma Hikayeler
Babası ona dedi ki:
''Oğlum!...Şeftali çekirdeğini dişinle kıramazsın!''
Çocuk,şeftali dişiyle yeniden zorladı.Şeftali çekirdeğinin traktör lastiklerini anımsatan pütürlü sert kabuğu dişlerinin yüzeyini eriterek çıtırdattı...elini acıyan dişine götürdü çocuk.Dişi sallanıyordu.
''Oğlum''dedi babası yeniden.''Şeftalinin çekirdeği serttir,yazık edersin dişlerine.''
Çocuk inat ediyordu.İlle kıracaktı bu sert çekirdeği.Yere koydu ve ayakkabasının topuğuyla üzerine bastırdı.
Kırılmıyordu çekirdek.
''Sen inatçıysan,ben senden daha inatçıyım''dedi çocuk.
Bu kez bir taş aldı eline;taşla kırmayı denedi.Her vuruşta bir yana fırlıyordu çekirdek.
''Şeftali çekirdeği çok serttir oğlum''dedi babası.
''O küçük taşla kıramazsın!''
Çocuk öfkeyle çekirdeği tekmeledi.Çekirdek,tulumbanın yanındaki toprağa düştü.Çocuk öfkeyle bastı üzerine,iyice toprağa gömdü.
Aradan günler geçti.
Çocuk şeftali çeirdeğini unutmuştu.Gecekondu mahallesinin çocuklarıyla oynuyordu.Babası çağırdı onu.
''Bu ne oğlum?''dedi.
Çocuk babasının parmağıyla gösterdiği yana baktı.Küçük,iki yeşil yapraklı bir ot gördü.
''Ot''dedi.
''Ot değil''dedi baba.''Dişlerinle ve taşla kıramadığın şeftali çekirdeğinden çıkan şeftali ağacının fidanı.''
Çocuk,inatçı sert çekirdeği anımsadı.Dişiyle kıramadığı,taşla kıramadığı,tekmeyle kıramadığı çekirdek fidana dönüşmüştü işte.Bu fidan büyüyecek ve ağaç olacaktı;çiçek açacaktı...şeftali verecekti.Şaşırdı...
Babası ona dedi ki:
''Oğlum...ne zaman,hangi koşullarda olursan ol,dara düştüğünde şeftali çekirdeğini anımsa.Dişinle kıramadın o çekirdeği,taşla kıramadın.Ama uygun toprağa düşen çekirdek,günü gelince o sert kabuğu parçalar,toprağı deler ve yeşerir.Nedir o çekirdeğe bu gücü veren,güzel oğlum?
Çekirdek,kabuğunu parçalayan gücünü kendi içindeki çelişmelerden alır oğlum.Her şey kendi içinde zıtlarını taşır.Her şey kendi içinde,kendini değiştirecek,
başkaldıracak özü taşır.''
Çocuk dikkatle babasını dinliyordu.
Baba gülerek dedi ki:
''Şeftali çekirdeğine inan
Kendi gücüne güven!...''
Yılmaz Güney - Oğluma Hikayeler
#20 : Buğday ekilen yerde arpa biter mi hiç?
Bu dünyada herkes ne ekerse onu biçer.
İyilik yaparsan iyilik bulursun, kötülüğünün neticesi ise yine kötülüktür.
Buğday ekilen yerde arpa biter mi hiç?
O halde şuna buna bahane bulma, iyi kötü her ne biçiyorsan bil ki kendi ektiğinden başkası değildir.
Gönül kazanmak istiyorsan sevgi tohumu ek, cenneti kazanmak istiyorsan yollara diken serpmekten vazgeç.. (Hz. Mevlana)
İyilik yaparsan iyilik bulursun, kötülüğünün neticesi ise yine kötülüktür.
Buğday ekilen yerde arpa biter mi hiç?
O halde şuna buna bahane bulma, iyi kötü her ne biçiyorsan bil ki kendi ektiğinden başkası değildir.
Gönül kazanmak istiyorsan sevgi tohumu ek, cenneti kazanmak istiyorsan yollara diken serpmekten vazgeç.. (Hz. Mevlana)
5 Mayıs 2014 Pazartesi
#19 : Serkan Uçar Şiiri..
Zaman, can çekişirken,
Akrep yelkovan, arasında;
Bir adım öteye gidemezken geceden,
Ay, ışığını çekerken sinesine,
Yıldızlar çekilirken kuytu karanlıklara,
Hüzün, Bakır bir çaydanlıkta demleniyordu,
Ve ben, son sigaramdaki dumanları da hapsediyordum içime,
Saat on ikiyi beş geçiyordu.
Akrep yelkovan, arasında;
Bir adım öteye gidemezken geceden,
Ay, ışığını çekerken sinesine,
Yıldızlar çekilirken kuytu karanlıklara,
Hüzün, Bakır bir çaydanlıkta demleniyordu,
Ve ben, son sigaramdaki dumanları da hapsediyordum içime,
Saat on ikiyi beş geçiyordu.
Ekmek bıçağında dilimleniyordu ömrüm;
Masum, yalınayak çocukluğum;
Umudun kıyısından geçmeyen gençliğim,
Ulu orta seriliyordu, harami sofrasına,
Düş bahçelerim yağmalanıyordu,
Her kes payına düşeni alıp giderken.
Bütün kimsesizliğimle,
Bütün çaresizliğimle,
Bütün çıplaklığımla, kalıyordum karanlığın koynunda;
Üşüyordum,
Tepeden tırnağa buz kesiyordu yalnızlık.
Saat on ikiyi beş geçiyordu.
Masum, yalınayak çocukluğum;
Umudun kıyısından geçmeyen gençliğim,
Ulu orta seriliyordu, harami sofrasına,
Düş bahçelerim yağmalanıyordu,
Her kes payına düşeni alıp giderken.
Bütün kimsesizliğimle,
Bütün çaresizliğimle,
Bütün çıplaklığımla, kalıyordum karanlığın koynunda;
Üşüyordum,
Tepeden tırnağa buz kesiyordu yalnızlık.
Saat on ikiyi beş geçiyordu.
Dişlerimle, şafağı sökmek isterken karanlığın göğsünden;
Gün ağarıyordu saçlarıma,
Tel tel,
Raylarımdan çıkıyordum,
Vagonlarım kopuyordu bir biri ardına,
Savruluyordum,
Bir cinayete kurban gidiyordum,
Kaza süsü verilmiş,
Faili meçhul bir ölüm biçiyordu terzi masasında,
Bir tabuta çivileniyordum.
Saat on ikiyi beş geçiyordu.
Gün ağarıyordu saçlarıma,
Tel tel,
Raylarımdan çıkıyordum,
Vagonlarım kopuyordu bir biri ardına,
Savruluyordum,
Bir cinayete kurban gidiyordum,
Kaza süsü verilmiş,
Faili meçhul bir ölüm biçiyordu terzi masasında,
Bir tabuta çivileniyordum.
Saat on ikiyi beş geçiyordu.
2 Mayıs 2014 Cuma
#18 : Her Gece Güneşle Son Bulur
İşinizi bırakmış, kanser olmuş, en yakınınızı
kaybetmiş, feci bir şekilde aldatılmış, kredi kartı borçlarınızın altında
ezilmiş ve daha aklınıza gelen milyonlarca kötü –gibi görünen- durumun birini
ya da birkaçını yaşıyor/yaşamış olabilirsiniz. Peki şimdi ne yapıyorsunuz ?
Şikayet edip, ağlayıp, zırlayıp, beddualarla dolu bir hayat mı yaşıyorsunuz ?
Değişme vaktiniz geldi de geçiyor bile.
1.
Yas
Tutun
Sizde travmatik bir etki
bırakan her olayın ardından –sevgiliden ayrılmak, yakınını kaybetmek gibi- yas
tutmanız, içinizde biriktirdiklerinizi ifade etmenizi sağlayacaktır. O sebeple
bu dönem ruhsal bütünlüğünüz için çok önemlidir. Günlerce ağlayabilirsiniz,
kimseyle görüşmeyebilirsiniz ama bu dönemi lütfen depresyon ile karıştırmayın.
2.
Kabul
edin
Herşeyi olduğu gibi, en
yalın şekliyle kabul edin. Lütfen sorgulamayın, böyle yapsaydım şöyle olurdu
gibi yorumları bırakın. Geçmiş geçmişte kaldı artık değiştirebileceğiniz hiçbir
şey yok. ‘Yaşadığım herşeyi kabul ediyorum, tüm yaşadıklarımı yaşanması
gerektiği için yaşadım’ mottosunu benimseyin.
3.
Kendinizi
Sevin
Aynanın karşısına geçin ve
bu zor günleri atlattığınız için kendinizi tebrik edin. Herşeyin üstesinden
gelebilecek kadar güçlü olduğunuzu kendinize hatırlatın. Bu hayatta en değerli
sizsiniz, ancak kendinizi severseniz başkalarını da sevebilirsiniz.
4.
Şükredin
Kaybettiklerinize değil
sahip olduklarınıza odaklanın. Her bir tırnağınız, kirpiğiniz, kaşınız, gözünüz
vs. için şükredin. Bu dünyada bir dilim ekmeğe muhtaç insanlar var. Kendi temel
ihtiyaçlarını kendisi karşılayamayan, konuşamayan, duyamayan ve göremeyen bir
yığın insan var. Lütfen bunu unutmayın, ne yaşamış olursanız olun şükretmek
için çok fazla sebebiniz var. Önemli olan görebilmeniz. Şükrettikçe
şükrettiğiniz şeylerin hayatınızda artacağından emin olun.
Sena Onur
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



