27 Şubat 2015 Cuma

#47 : Sır

 ...Rab mahirdir ama zalim değildir. Doğa sırlarını sinsiliğinden değil, özündeki yüceliğinden dolayı saklar...

20 Şubat 2015 Cuma

#45 : 30 Yazardan 30 Mutluluk Cümlesi

Mark Twain: "Akıl sağlığı ile mutluluk, imkansız bir kombinasyondur."
Leo Tolstoy: "Mutluluk bir alegori, mutsuzluk ise hikayedir."
Ayn Rand: "Kendinize değer vermeyi öğrenin; ki bu, mutluluk için mücadele etmek de demektir."
Charlotte Bronte: "Paylaşılmamış bir mutluluğa, mutluluk demek güçtür; hiçbir tadı yoktur bunun."
Hunter S. Thompson: "Mutlu olmak için başkalarının kalbine ve zihnine muhtaçken, kendinize nasıl saygı duyabildiğinizi anlamıyorum."
Haruki Murakami: "Ama en iyinin ne olduğunu kim söyleyebilir ki? Bu sebeple mutlu olma şansını yakaladığın her seferinde, ona tutunmalı ve diğer insanları kafana çok da fazla takmamalısın. Deneyimlerime dayanarak diyebilirim ki, insanın karşısına böyle bir şans, hayatı boyunca iki ya da üç defa çıkar ve eğer onları kaçırırsak hayatımızın geri kalanında bunun için pişmanlık duyarız." (İmkansızın Şarkısı)
Ernest Hemingway: "Zeki insanın mutluluğu, bildiğim en nadir şeydir.
Kurt Vonnegut: "Ve lütfen mutlu olduğunuzda bunu fark edin; ve haykırın ya da mırıldanın ya da sadece düşünmekle yetinin, 'Eğer bu muhteşem değilse, muhteşem olan nedir ki!'" 
Robert Louis Stevenson: "Mutlu olma ödevi kadar küçümsediğimiz başka hiçbir ödev yoktur. Oysa mutluyken dünyaya anonim iyilik tohumları ekeriz." 
Fyodor Dostoyevski: "İnsan yalnızca dertlerini saymaktan hoşlanır, mutluluklarını ise saymaz."
Sylvia Plath: "Daima hareket halinde ve mutlu olmak ile içime dönerek pasif ve hüzünlü olmak arasında bir tercih yapabilirim. Ya da bu ikisi arasında sekerek aklımı yitirebilirim."
Jane Austen: "Hak ettiğimden daha fazla mutlulukla karşılaştığımda, bundan dolayı memnun olmayı öğrenmek zorundayım." (Gurur ve Önyargı)
Douglas Adams: "Mutlu olmayı, haklı olmaya tercih etmeyeceğim tek bir gün yok." (Otostopçunun Galaksi Rehberi)
Gillian Flynn: "Dünyaya gösterdiğin yüz, ona sana nasıl davranması gerektiğini de söyler."
Charles Dickens: "Mutluluk bir armağandır ve işin sırrı onu beklemekte değil, geldiğinde memnun olmaktadır." (Nicholas Nickleby)
Victor Hugo: "Yaşam en yüce mutluluğu, sevildiğine ikna olmuş kişiye sunar; kendisi olduğu için sevilmiş - hatta diyebiliriz ki, kendisine rağmen sevilmiş kişiye." 
Stephen King: "Mutluluk, mümkün olduğunda, incelenmeden bırakılmalıdır." (Şeffaf)
Margaret Atwood: "Mutluluk etrafı camdan duvarlarla çevrili bir bahçedir: Ne girişi vardır, ne de çıkışı." (Kör Suikastçı)
Jack Kerouac: "Mutluluk, her şeyin muazzam bir garip rüya olduğunu fark etmeye bağlıdır." (Yalnız Gezgin)
Aldous Huxley: "Gerçek mutluluk, mutsuzluğun telafileriyle kıyaslandığında, oldukça sefil görünür. Ve elbette, istikrar, istikrarsızlığın ihtişamının yanına bile yanaşamaz." (Cesur Yeni Dünya)
Virginia Woolf: "Mutluluğu melankoliden ayıran çizgi, bir bıçak ağzından daha kalın değildir." (Orlando)
Paulo Coelho: "Eğer daima an'a odaklanmayı başarırsan, mutlu bir adam olursun." (Simyacı) 
Edith Wharton: "Kafanı mutlu olmaya takmadığın sürece, iyi vakit geçirmenin önünde hiçbir engel göremiyorum." (The Last Asset)
Maya Angelou: "Eğer içinizde tek bir gülümseme kaldıysa, onu sevdiğiniz insanlara ayırın." 
Alexandre Dumas: "Gururlu değilim ama mutluyum. Ve mutluluk insanı kör eder; bana kalırsa, gururdan bile daha fazla üstelik..." (Monte Cristo Kontu) 
Roald Dahl: "Eğer iyi niyetliyseniz, niyetiniz yüzünüzde bir güneş gibi ışıldayacak ve böylece her zaman sevimli görüneceksiniz." 
George Orwell: "İnsanlık özgürlük ile mutluluk arasında tercih yapmak zorundadır ve insanların büyük çoğunluğuna mutluluk daha uygundur." (1984) 
Gabriel Garcia Marquez: "Mutluluğun tedavi edemediği bir şeye hiçbir ilaç çare olamaz." (Aşk ve Öbür Cinler)
Vladimir Nabokov: "Ve yine de mutluyum. Evet, mutlu. Yemin ederim. Yemin ederim ki mutluyum... Biraz bayağı, biraz da hilebazmışım, kayda değer yönlerimi -hayal dünyamı, bilgeliğimi, edebi yeteneğimi...- kimse takdir etmiyormuş, ne fark eder. Kendime gözümü ayırmadan bakabildiğim için mutluyum; aslında kendine bakmak hemen herkes için ilgi çekicidir- evet, kesinlikle ilgi çekici!.. Mutluyum- evet, mutlu!" (Göz)
J.M. Barrie: "Mutluluğun sırrı sevdiğin şeyi yapmakta değil, yaptığın şeyi sevmektedir." 

Alıntıdır. 

#44 : Sen Değişirsen Dünyan Değişir

  Seneler once soyle bir not yazmisim. Seneler gecmis ama ben hala ayni dusuncedeyim : 


  ''  Bahaneleri boşver. Yaşadığın herşeyi istediğin için yaşadın. İzin verdiğin için üzüldün, izin verdiğin için keyif aldın. Daha da önemlisi hepsi geride kaldı. Artık yeni bir sayfa aç. Kendi mükemmelliğini gör. Tam ve bütün yaratıldığının farkına var. Sen elma değilsin bu sebeple gelip seni tamamlayacak bir yarın yok. Başka bir insanın seni mutlu etmesini bekleme, seni senden başkası mutlu edemez. Mutsuz isen, sende kimseyi mutlu edemezsin. Bunun kadar önemli bir nokta daha var o da sadece kendine muhtaç olduğun. O ya da bu sebeple hiç kimseye muhtaç değilsin. Güçlüsün ve ihtiyacın olan herşey içinde. Sevgi mi istiyorsun ? Önce kendini sev. İlgi mi görmüyorsun ? Önce kendine ilgi göster. Beklediğin herşey sendeki bir ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Önce bedeninin, ruhunun, zihninin ihtiyacını karşıla, bak nasıl hayatın değişecek. ''



18 Şubat 2015 Çarşamba

#43 : OSHO

·         Ben sana hiçbir ideal öğretmiyorum, sana hiçbir "olmalı"yı öğretmiyorum. Ben o, bu olmalısın demiyorum. Benim tüm öğretim basitçe şudur: Her kimsen, onu öyle eksiksizce kabul et ki, başarılacak hiçbir şey kalmasın. O zaman beyaz bulut olursun.

·         Seni evine döndürmeye çalışıyorum. Çok uzağa gittin. Gelip geçici şeylerin peşinden uzaklaştın, rüyaların peşinde koştun. Ve ben senin eve dönmeni istiyorum.

·         Her şey değişecektir, doğaları budur. Bir gün başarılı, bir gün başarısız olacaksın; bir gün zirvede, bir gün dipte olacaksın. Ama içinde bir şey hep aynı kalacak ve o bir şey senin gerçekliğindir.

·         Şu anda yaşa. Yalnızca şu an gerçektir ve canlıdır. Ve eğer gerçek bilinecekse, ancak şu an aracılığı ile bilinir.

·         Topluma mutlak şekilde teslim olmak, bütünüyle onun esiri olmak gerekir. Toplum ancak o zaman yalnızca kölelere, ruhsal olarak intihar etmiş kimselere saygı duyar.

·         Ego bir buzdağıdır. Onu erit. Onu derin sevginin içinde erit, böylelikle o kaybolsun ve sen okyanusun parçası haline gel.

·         Hayat küçük şeylerden oluşur. Eğer sen seversen büyük olurlar.

·      Hayatın hedefi özgürlüktür. Özgürlük olmadan hayatın anlamı yoktur. Özgürlük politik, sosyal ya da ekonomik özgürlük anlamına gelmez. Özgürlük zamandan, zihinden, arzudan özgür olmaktır. Zihnin varolmadığı anda evrenle bir olursun; evren kadar sınırsız ol.

·         Zihin tıpkı kalabalık gibidir; düşünceler bireylerdir. Ve düşünceler sürekli orada oldukları için sürecin maddi olduğunu düşünüyorsun. Her bir düşünceyi bırak ve en sonunda hiçbir şey kalmaz. Zihin diye bir şey yoktur, sadece düşünce vardır.

·         Doğal olarak yaşa. Nasıl bir oyundaki aktörler gösteriden sonra kostümlerini ve makyajlarını çıkarıyor, bir kenara koyuyorsa…

·         Sevgi ve farkındalık:  İki yol budur…

·         Kendi yolunu aramalısın; herkes kendi yolunu aramalı.

·         Ancak zararlı bir şey yapmak için güce ihtiyacın olur; aksi halde sevgi yeterlidir, merhamet yeterlidir.

·         Kendi içinde ne bulursan bul, ne kadar çok çöp olursa olsun, bu kendi gerçekliğin. Temizlenebilir, bir kenara bırakılabilir; ondan uzaklaşabilirsin. Ama bu konuda herhangi bir şey yapılmadan önce, onu tanımalısın. İlk ve en önemli şey bu.

·         Ve kendini unutmamalısın! Kendini hatırlamalısın, çünkü ancak hatırlayarak kendini dönüştürebilirsin.

16 Şubat 2015 Pazartesi

#42 : Özgecan Aslan

    Ben kadınım diyebilmek zordur bu topraklarda. Kadınlık/Kızlık farklı iki kavramdır. Çoğu zaman ne diyeceğini bilemez insan. Hep bir arada kalmışlıktır yaşanan. Zannedilir ki ilk cinsel ilişkinden sonra sen artık kadınsındır. Kimse anlamaz kadın olmanın bu kadar basit bir mevzu olmadığını. Tıpkı penisle adamlığın alakası olmadığı gibi.

    Bedeninizi keşfetmek de kolay olmaz buralarda. Utanırsınız. Ayıptır. Kapatmanız gerekir. Meme diyemezsiniz, vajina diyemezsiniz. Ama mide diyebilirsiniz. İkisi de organdır düz baktığınızda. Ama vajina demek ayıptır.

    Seversiniz, -aslında bu da yasaktır- hele bir de sevişmek isterseniz vay halinize !

    Herşeye rağmen o dürtüyü bastıramazsınız. Anneden, babadan, abiden, abladan, akrabalardan gizli gizli sevdiğinize dokunmanın bir yolunu bulursunuz. Bir yandan mutlu bir yandan çok suçlu hissedersiniz kendinizi.

    Bu süreçte iyi niyetiniz pekala suistimal edilip, güzelce kullanılabilir hatta üstüne üstlük iğrenç tekliflere evet demek zorunda hissedebilirsiniz kendinizi.

    Hissetmeyin. İstemediğimiz hiçbir şeyi yaşamak zorunda değiliz. -Ölmek Pahasına- Kadınlar birer meta kesinlikle değildir.

   Tüm insanlığa yapılan şiddetten utanıyorum.

   Özgecan son olsun !


 Sena.

13 Şubat 2015 Cuma

#41 : Kesin Gitsin !

Planlama: Gereksiz işleri makaslayalım!

Önceliğimiz olmayan ve önemsiz işleri yaşamımızdan kesip atalım. Bulaşıkları ve lavaboları kurulamayın mesela. Kendileri kuruyabilir. İşyerinizde projelerinizi gözden geçirin. Her iş size ait olamaz. Ettiğimiz yardım görev haline gelmişse, kesip atalım! Sorumlulukları sahibine iade edelim. Başarımıza yer açalım!

Disiplin: Şikayetlerimizi makaslayalım!

Sıcak havadan şikayet, soğuk havadan şikayet. Ben önce bunları kesiyorum. Gardrop karşısında "Ay giyecek hiçbir şeyim yok" saatleri, "Su içsem yarıyor" muhabbetleri, aileniz ve iş arkadaşlarınız hakkında negatif raporlamalar, dudak uçuklatan 2012 Kıyamet tellallıkları... En önemlisi, "Başkaları hakkında iyi bir şey söyleyemiyorsak, hiç konuşmayalım daha iyi" deyip, dedikoduyu keselim. Yalan söylemeyi kıtır kıtır doğrayalım. Takdire yer açalım

Tutumluluk: Gereksiz harcamaları makaslayalım!

Kredi kartlarımızın sağladığı sanal zenginlik, savurganlık ve açgözlülük hissi, bize yüklü faizler olarak geri dönüyor. Maddi dileklerimizi gerçekleştirmek istiyorsak, ne yapıp edelim, para biriktirelim. Emeklilik hesabı, altın hesabı, kumbara...

Bana sorarsanız, önce makasınızı bileyin...

Özsaygı: Kötü alışkanlıklarımızı makaslayalım!
Televizyon dizileri, Facebook profil ziyaretleri, bilgisayar oyunları, yersiz buzdolabı atıştırmaları, sigara tüttürmeler, alkol gevşemeleri, kafein diriltmeleri, çikolata ve hamur işleri baygınlıkları, hepsi... Makasımıza kurban olsun!
Makasımızla mutlu açılışlar yapalım!
Yüreğimizi sevgiye ve şefkate açalım. Zihnimizi yeni düşüncelere, bilgilere, yaklaşımlara açalım. Kendimizi değerlendirmeye, geribildirim almaya açalım.
Algılarımızı, sezgilerimizi sonuna kadar açalım. Hayallerimizi gerçek kılmak için, harekete geçelim.
Kestiğimiz her kurdeleden, kendimize "Aferin" kurdelesi yapalım!,
Çocukluk yapalım!
Yaşlanmayı keselim artık. İçimizdeki çocuğun en önemli gereksinimi oyun ve yaratıcılık. Hem kendimiz eğlenelim, hem de çocuklarla zaman geçirelim. Dans edelim, resim yapalım, keşfedelim, öğrenelim!

Aldığımız her nefeste gençleşelim...
Kendimize sarılalım!

İçe dönelim, kendimizi tanıyalım ve olumlu yanlarımızı, güçlü yanlarımızı sevelim! Kendimize verdiğimiz değeri arttıralım.
Başka varlıklara yardım ettikçe, saygı duydukça, hak verdikçe, barıştıkça, affettikçe, teşekkür ettikçe her yeni an, her yeni gün kendimizi daha iyi hissedeceğimiz kesin.
 


Alıntıdır.