1. Şükredin
Dün ne yaşamış olursanız olun bugüne uyanabildiğiniz için şanslısınız. Dün dünde kaldı. Gideniyle, geleniyle bugün yeni bir gün. Elinizdekilere bir bakın, neler var ? Hiçbir şey yok gibi mi duruyor ?
- Sağlığınız yerinde mi ?
- Eliniz, ayağınız tutuyor mu ? Tutmasa dahi var mı ?
- Başınızı sokacak yeriniz ?
- Üstünüzde birşeyler var mı, çıplak kalmayacak kadar giysiniz ?
- Ekmeğiniz ?
- Suyunuz ?
Bunlardan hiçbiri yoksa bile vardır iki tel saçınız, gören gözleriniz, duyan kulaklarınız, dokunan elleriniz. Örneğin benim şükür cümlelerimden biri şöyle :
'Allah'ım bedenimdeki uzuvları/organları tam yarattığım için ve görevlerini tam olarak yerine getirebiliyor ve getiriyor oldukları için sana şükürler olsun'
2. Şarkı Söyleyin, -Sevmiyorsanız Müzik Dinleyin-
Sesim hiç güzel olmamasına rağmen şarkı söylemeye bayılıyorum. Sabah yatağımdan kalkıp gece yine yatağıma yatana kadar sayısız şarkı söylerim. Müzik bana çok enerji veren, frekansımı yükselten birşey. Tabi ki arabesk şarkılardan söz etmiyorum.
Arabesk, duygusal, ağlak şarkılar dinleyip ya da söyleyip enerjinizin yükselmesini beklemeyin !
Farkına varın; 'Batsın bu Dünya' tarzı şarkılar dinleyip, içli içli ağlıyorsanız enerjisi yüksek insan ve olayları çekmeniz söz konusu dahi olamaz. O şarkıların size hoş gelmesinin sebebi frekansınızın düşüklüğündendir.
3. Hareket Edin
Hareketsiz bir hayatın depresyona davetiye çıkardığını bilmeyen kalmadı herhalde. Gün içinde mutlaka egzersize zaman ayırın. Vaktim yok, hava soğuk vb bahaneleriniz varsa en azından günde yarım saat yürüyün. O da mı olmadı, merdiven çıkın, odanızı toplayın, evinizi süpürün.
4. Kahvaltıyı Atlamayın
Kilo alın, almayın -diyetten bağımsız- güne iyi başlamanın en basit yollarından biri kahvaltı yapmak. Alarmınız 10 dakika erken çalsa ve 10 dakikacık erken kalkıp harika bir kahvaltı yaparak güne başlasanız hem metabolizmanız hem de siz daha zinde ve enerjik bir gün geçireceksiniz. Unutmayın, günün nasıl başladığı çok önemlidir.
5. Okuyun
Blogumu okuduğunuza göre, okumaya zaman bulabiliyorsunuz demektir. Size ilham veren yazıları okuyun. Hayatınıza dokunan biyografileri okuyun. Öfke dolu, mesaj içerikli, -atarlı, giderli dediklerinden- değil de sizi ileriye taşıyacak ve sadece sizi ilgilendirecek kitaplar, makaleler, dergiler, bloglar okuyun.
Hayat 'odak noktanıza' göre şekillenir; gülleri görmek isterseniz gülistan, dikenleri görmek isterseniz dikenlik olur. Seçim her zaman olduğu gibi sizin.
S.