Bazı zamanlar oluyor ve ben gündemden çok uzak kalmayı tercih ediyorum. Dünya'da olan bitenden haberim olmuyor. Gamze için tüm Türkiye'nin seferber olup ilik araması, bulması süreci de sanıyorum o bazı zamanlarıma denk geldi.
Ayşe Arman vefat ettiğini yazınca tanıştım kendisiyle. Blogunu okudum. Resmen dağıldım. Aslında günlük rutin diye adlandırdığımız, sevdiklerimizle olduğumuz, kendi başımıza ihtiyaçlarımızı karşılayabildiğimiz her an büyük bir nimet, büyük bir lütuf.
Okuyun, ne dediğimi anlayacaksınız. Sağlığınız yerindeyse mutsuzluk lüks sizin için.
https://atakan310309.wordpress.com/
18 Mart 2015 Çarşamba
12 Mart 2015 Perşembe
#50 : Kabul Etmek
Hislerimizi de zihin süzgecinden geçirir olmuşuzdur yıllar içinde. Hissetmeye izin verdiklerimiz ve hissetmeyi bile reddettiklerimiz vardır. Gerçekte ne hissettiğini zihninin de algılamasına izin veren kişi, içinde bulunduğu durumları değiştirecektir.
Yaşamlarımızda yapmamız gereken değişiklikler, zihinsel kalıpların bekçisi olan toplum ve çevre tarafından onay görmeyeceğinden; onay görmeden değerli hissedemeyen şekillendirilmiş bizlere yapacak tek şey kalmıştı tabii: duygularımızı bastırmak…
Kabulde olmaya an’larla başlamalıyız. Tam da o an’ın içinde ne hissettiğimize bakarak… Hissettiğimiz şeyi neden reddetmeye çalıştığımızı anlamaya odaklanmalıyız.
“Böyle hissedersem ne olur?
Bu olduğunda ne olur?”
“Böyle hissetmek beni nasıl biri yapar?
Öyle biri olsam ne olur?
Kime göre öyle biri olmuş olurum?
Bana göre de öyle biri mi olmuş olurum?”
gibi sorular sorarak, hissetmeye izin vermeliyiz. Hislerimizle yüzleşmeli, hislerimizi oldukları gibi kabul etmeliyiz. Diyelim ki duygunuz korku. Korku hali size hissettirdiklerini yeniden yaşamaktan korktuğunuz için kalır, hatta büyür. Korktuğunuzda onu kabul edebiliyorsanız öylece olduğu gibi, öncesini sonrasını düşünmeden, onu allayıp pullamadan, o da sizi kabul eder olduğunuz gibi.. Geldiği gibi gider.
Duygularımızı kabul edebilir hale geldikten sonra bu yaşamımıza da sirayet eder. İçinde bulunduğumuz durumları da kabul edebilir, onlarla yüzleşebiliriz. Özgürleşmiş duygularımızla, kurban psikolojisinden çıkıp yaşamlarımızın gerçekliklerinin sorumluluğunu alma yolunda ilerlemekteyizdir artık.
Tarafımızdan kabul gören her şeye yansıttığımız, öz’ümüzün saf sevgisidir.
“Olduğu gibi kabul edilen hiçbir şeyin üzerimizde bir yaptırımı kalmaz.”
Alıntıdır
#49 : Sessizlik
Beni dinlemek yalnızca bir başlangıç; ondan sonra da ağaçları, dağları, Ay'ı, uzaktaki yıldızları dinlemen gerek, hepsinin sana iletecek mesajları var. Gündoğumu ve günbatımlarına kulak vermelisin....Hepsi çok uzun zamandır seni bekliyordu. Bir kez dinlemeye başladığında tüm varoluş seninle konuşmaya başlar. Şu anda yalnızca kendi kendine konuşuyorsun ve kimse dinlemiyor.
Osho
Osho
5 Mart 2015 Perşembe
#48 : Rüyalarını Gerçekleştir
Einstein dört yaşına kadar konuşamadığı için ailesi onun geri zekâlı olduğunu düşünüyordu. Müzik öğretmeni, Beethoven’ı “umutsuz vaka” olarak tanımlamıştı. Muhammed Ali’ye öğretmeni “Senden hiçbir şey olmaz” demişti. Sağır, dilsiz ve kör Helen Keller’in başardıklarını çoğumuz biliyoruz. Bilmiyorsanız biyografisini okumanız size ilham olacaktır.
Günlük gazetelerde zaman zaman tüm zorluklara rağmen ayakta durmayı ve fark yaratmayı başarmış insanların haberleri ve hikâyeleri yayımlanır. Onları bir başka gözle oku. Empati kurarak ve ilham alarak oku.
Yaşamında boşluk hissediyorsan yaşamadığın içindir. Neyi yaşamadığın için? Rüyalarını. Yüreğinin rüyalarını. Belki bugüne kadar gerçekleşirse seni mutlu edeceğini düşündüğün birçok amacını gerçekleştirdin. Peki, o boşluk geçti mi? Ne çok insan kendisini mutlu edeceğini sandığı şeyleri gerçekleştirdiğinde mutlu olacağı yerde daha da mutsuzlaşıyor. Çünkü başarının geçici sarhoşluğu geçtikten sonra, umduğu doyumu bulamamış olmanın hayal kırıklığını yaşıyor.
Gittikçe daha çok insan “Yüreğinin Rüyası”na odaklanıyor. Buna kimileri “Anlamlı ve Amaçlı Yaşamak” diyor, kimileri “Sevdiği işi yaparak para kazanmak” diyor. Gerçek rüyalarımız, ruhumuzdan, yüreğimizden gelir. Enerjimizi yükselten, değerli, yaratıcı, yararlı ve üretken olduğumuzu hissettiren her faaliyet, bize gerçek rüyamızın ne olduğu hakkında ipuçları verir. Hayatınızda keyif alarak yaptığınız faaliyetler neler?
Rüyalarını yaşayan, rüyalarını gerçekleştiren insan kendini farklı, özgün, canlı, enerjik, tutkulu ve daha “gerçek” hisseder. Kendisi olduğunu hisseder. Rüyalarını gerçekleştirmek bir seçimdir. Rüyalar atacağın adımlarla gerçekleşir.
“İyi de ben rüyamın ne olduğunu bile bilmiyorum” diyebilirsin.
Sor kendine: “Yüreğimin şarkısı ne?” “Ruhumu dans ettiren, yüreğimin söylediği o şarkı ne?” “Yıllarca yapmak istediğim ama birtakım engeller, korkular ya da inançlar nedeniyle yapmadığım/yapamayacağıma inandığım şey ne?”
Rüyanın ne olduğunu keşfetmek için en uygun zaman sabahları ilk uyandığın zaman ya da doğanın içinde kendine ayırdığın sessiz sakin zamanlardır. Zihin sakin olduğunda netlik artar. Tüm başarılı ve doyumlu insanlar büyük kararlarını sakin bir zihinle alır ve hayatlarının her alanında dengenin olmasına önem verir.
Belki şu anda birçok hedefin vardır. Onları teker teker gerçekleştiriyor ve hayatının yolunda gittiğini düşünüyor olabilirsin. Şu soruyu sor kendine: “Gerçekten mutlu muyum?” “Doyumun ve mutluluğun bana hedeflerimi gerçekleştirdiğimde geleceğine inanıyor muyum? Huzurun, doyumun kaynağı daima içimizdedir. Dünyanın tüm başarıları kişiye bu huzuru veremez.
Sıkça iç dünyanda nasıl hissettiğine dikkat et. Amaçları gerçekleştirmek iyidir. Onları gerçekleştirdiğinde gerçekten neler hissettiğine dikkat et. Kendini ödül kazanmış hissediyor musun? Yoksa bir mücadeleyi sona erdirip bir sonraki hedefe mi yöneliyorsun? Hayatında yarattığın küçük başarıları kutlamak için kendine zaman ayırıyor musun? Hiç kimse sana aferin demese bile sen kendine aferin diyor musun?
Sıkça iç dünyanda nasıl hissettiğine dikkat et. Amaçları gerçekleştirmek iyidir. Onları gerçekleştirdiğinde gerçekten neler hissettiğine dikkat et. Kendini ödül kazanmış hissediyor musun? Yoksa bir mücadeleyi sona erdirip bir sonraki hedefe mi yöneliyorsun? Hayatında yarattığın küçük başarıları kutlamak için kendine zaman ayırıyor musun? Hiç kimse sana aferin demese bile sen kendine aferin diyor musun?
Alıntıdır.
27 Şubat 2015 Cuma
#47 : Sır
...Rab mahirdir ama zalim değildir. Doğa sırlarını sinsiliğinden değil, özündeki yüceliğinden dolayı saklar...
26 Şubat 2015 Perşembe
20 Şubat 2015 Cuma
#45 : 30 Yazardan 30 Mutluluk Cümlesi
Mark Twain: "Akıl sağlığı ile mutluluk, imkansız bir kombinasyondur."
Leo Tolstoy: "Mutluluk bir alegori, mutsuzluk ise hikayedir."
Ayn Rand: "Kendinize değer vermeyi öğrenin; ki bu, mutluluk için mücadele etmek de demektir."
Charlotte Bronte: "Paylaşılmamış bir mutluluğa, mutluluk demek güçtür; hiçbir tadı yoktur bunun."
Hunter S. Thompson: "Mutlu olmak için başkalarının kalbine ve zihnine muhtaçken, kendinize nasıl saygı duyabildiğinizi anlamıyorum."
Haruki Murakami: "Ama en iyinin ne olduğunu kim söyleyebilir ki? Bu sebeple mutlu olma şansını yakaladığın her seferinde, ona tutunmalı ve diğer insanları kafana çok da fazla takmamalısın. Deneyimlerime dayanarak diyebilirim ki, insanın karşısına böyle bir şans, hayatı boyunca iki ya da üç defa çıkar ve eğer onları kaçırırsak hayatımızın geri kalanında bunun için pişmanlık duyarız." (İmkansızın Şarkısı)
Ernest Hemingway: "Zeki insanın mutluluğu, bildiğim en nadir şeydir.
Kurt Vonnegut: "Ve lütfen mutlu olduğunuzda bunu fark edin; ve haykırın ya da mırıldanın ya da sadece düşünmekle yetinin, 'Eğer bu muhteşem değilse, muhteşem olan nedir ki!'"
Robert Louis Stevenson: "Mutlu olma ödevi kadar küçümsediğimiz başka hiçbir ödev yoktur. Oysa mutluyken dünyaya anonim iyilik tohumları ekeriz."
Fyodor Dostoyevski: "İnsan yalnızca dertlerini saymaktan hoşlanır, mutluluklarını ise saymaz."
Sylvia Plath: "Daima hareket halinde ve mutlu olmak ile içime dönerek pasif ve hüzünlü olmak arasında bir tercih yapabilirim. Ya da bu ikisi arasında sekerek aklımı yitirebilirim."
Jane Austen: "Hak ettiğimden daha fazla mutlulukla karşılaştığımda, bundan dolayı memnun olmayı öğrenmek zorundayım." (Gurur ve Önyargı)
Douglas Adams: "Mutlu olmayı, haklı olmaya tercih etmeyeceğim tek bir gün yok." (Otostopçunun Galaksi Rehberi)
Gillian Flynn: "Dünyaya gösterdiğin yüz, ona sana nasıl davranması gerektiğini de söyler."
Charles Dickens: "Mutluluk bir armağandır ve işin sırrı onu beklemekte değil, geldiğinde memnun olmaktadır." (Nicholas Nickleby)
Victor Hugo: "Yaşam en yüce mutluluğu, sevildiğine ikna olmuş kişiye sunar; kendisi olduğu için sevilmiş - hatta diyebiliriz ki, kendisine rağmen sevilmiş kişiye."
Stephen King: "Mutluluk, mümkün olduğunda, incelenmeden bırakılmalıdır." (Şeffaf)
Margaret Atwood: "Mutluluk etrafı camdan duvarlarla çevrili bir bahçedir: Ne girişi vardır, ne de çıkışı." (Kör Suikastçı)
Jack Kerouac: "Mutluluk, her şeyin muazzam bir garip rüya olduğunu fark etmeye bağlıdır." (Yalnız Gezgin)
Aldous Huxley: "Gerçek mutluluk, mutsuzluğun telafileriyle kıyaslandığında, oldukça sefil görünür. Ve elbette, istikrar, istikrarsızlığın ihtişamının yanına bile yanaşamaz." (Cesur Yeni Dünya)
Virginia Woolf: "Mutluluğu melankoliden ayıran çizgi, bir bıçak ağzından daha kalın değildir." (Orlando)
Paulo Coelho: "Eğer daima an'a odaklanmayı başarırsan, mutlu bir adam olursun." (Simyacı)
Edith Wharton: "Kafanı mutlu olmaya takmadığın sürece, iyi vakit geçirmenin önünde hiçbir engel göremiyorum." (The Last Asset)
Maya Angelou: "Eğer içinizde tek bir gülümseme kaldıysa, onu sevdiğiniz insanlara ayırın."
Alexandre Dumas: "Gururlu değilim ama mutluyum. Ve mutluluk insanı kör eder; bana kalırsa, gururdan bile daha fazla üstelik..." (Monte Cristo Kontu)
Roald Dahl: "Eğer iyi niyetliyseniz, niyetiniz yüzünüzde bir güneş gibi ışıldayacak ve böylece her zaman sevimli görüneceksiniz."
George Orwell: "İnsanlık özgürlük ile mutluluk arasında tercih yapmak zorundadır ve insanların büyük çoğunluğuna mutluluk daha uygundur." (1984)
Gabriel Garcia Marquez: "Mutluluğun tedavi edemediği bir şeye hiçbir ilaç çare olamaz." (Aşk ve Öbür Cinler)
Vladimir Nabokov: "Ve yine de mutluyum. Evet, mutlu. Yemin ederim. Yemin ederim ki mutluyum... Biraz bayağı, biraz da hilebazmışım, kayda değer yönlerimi -hayal dünyamı, bilgeliğimi, edebi yeteneğimi...- kimse takdir etmiyormuş, ne fark eder. Kendime gözümü ayırmadan bakabildiğim için mutluyum; aslında kendine bakmak hemen herkes için ilgi çekicidir- evet, kesinlikle ilgi çekici!.. Mutluyum- evet, mutlu!" (Göz)
J.M. Barrie: "Mutluluğun sırrı sevdiğin şeyi yapmakta değil, yaptığın şeyi sevmektedir."
Alıntıdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)