28 Mayıs 2015 Perşembe

#65 : Şükür

 İstisnasız her an mutluyum !

 İki elim, iki ayağım var. Tüm uzuvlarım tam. Tüm organlarım görevlerini tam olarak yerine getiriyor. Mücadele etmem gereken hiçbir şey yok.

  Beni ne mutsuz edebilir ki, her şey bu kadar tamken ?  Nasıl mutsuzum diyebilirim ?

  Bana verilen bu can içimdeyken, hala nefes alabiliyorken -hem de özgürce- benden daha zengin kim olabilir bu Dünya'da ?


S.

6 Mayıs 2015 Çarşamba

#64 : Kabul

 İnsan yapmaması gereken(!) birşeyi yaptığında daimi olarak suçlar kendini. Nedenlere takılır, neden yaptım, niye benim başıma geldi, yapmamam gerektiğini biliyordum yine de yaptım, neden şöyle oldu, niye bu hale geldi vs vs.

  Ben bu noktada nedenleri bir kenara bırakıp insan olduğumuzu hatırlamamız gerektiğine inanıyorum. Doğrular, yanlışlar, günahlar, sevaplar, siyahlar, beyazlar hep insan için. Hepsi birbiriyle bir bütün. Yanlışın olmadığı yerde doğru olabilir mi ?

  Hep doğru, dürüst, saygılı, sevgili, ahlaklı davranamayabilirsin bu hayatta. Sen insansın. Kötü, çirkin, yanlış olarak adlandırdığın herşeyi deneyimleyebilirsin. Ayırt etmek için buna ihtiyacın var. Kalkabilmek için, güçlenebilmek için düşmelere ihtiyaç var.

  Kendine hata yapma hakkı ver. Bu senin en doğal hakkın. En önemlisi kendini her renginle kabul et. Her renginle sev.

  Yaşadığın hiçbir şeyden pişman olma.

  Aşkların, nefretlerin, yalanların, gözü karalığın, çalışkanlığın, dürüstlüğün.. Hepsi senin. Birini alıp, birini bırakamazsın. Sen böyle yaratıldın, Allah'ın çirkin bir şey yarattığı nerede görülmüş ?

 Sena

14 Nisan 2015 Salı

#63 : Manipülasyon

  Kimseyi sizi sevmek için zorlayamazsınız. Siz kime ne hissedeceğinizi nasıl kendiniz seçiyorsanız, karşı tarafında istediği kişiyi seçme ve istediği duyguyu hissetme hakkı vardır. Size verilmeyen bir selam, atılmayan bir mesaj ya da açılmayan telefonlar o kişiyi kötü biri yapmaz. Merhametsiz, acımasız, vicdansız da yapmaz. Hayatınızın sorumluluğunu alın. Güç tamamen sizde. Nasıl bir muamele göreceğinizde tamamen sizin seçiminiz.

Sena

13 Nisan 2015 Pazartesi

#62 : Mevlana

“Körler çarşısında ayna satma; sağırlar çarşısında gazel atma”

9 Nisan 2015 Perşembe

#61 : Seçimler

Herşey sorumluluk almakla başlar.
Düşüncelerinizin sorumluluğunu alırsınız, düşüncelerinizi seçmeyi öğrenirsiniz.
Düşüncelerinizi seçersiniz, duygularınızı değiştirmeyi öğrenirsiniz.
Duygularınızı değiştirirseniz, koşullara farklı bakmayı öğrenirsiniz.
Koşullara farklı bakarsanız yeni yollar bulmayı öğrenirsiniz. 
Yeni yollar bulursanız, yeni ve harika bir hayat oluşturmayı öğrenirsiniz.
Düşüncelerini seçebilen insan tüm hayatını seçebilir. 

Berna Özcan Demir

#60 : Beklentisiz Sevmek

Yani "Bugün telefon etmedi" demeden, "Şu an nerede acaba?" diye kendi kendinizi yemeden, "Yaş günümü hatırlayacak mı acaba?" diye bir beklenti içine girmeden... Sevdiniz mi hiç? Onun, size ait olmadığını kabul edip,onu özgür yaşamı ile sevmeyi denediniz mi? Yanındaki erkek arkadaşına aldırmamayı öğrenip ama aldırm...ıyormuş gibi yapmadan, gerçekten aldırmadan, "Bitecekse biter , bunu ben değiştiremem, beni sevmeyi bırakmasını değiştiremeyeceğim gibi" diye düşünüp. Onu yersiz kıskançlıklara boğmaktan ve kendinizi yıpratmaktan vazgeçebildiniz mi hiç? Hiç beklemeden çalan bir kapıda, onu karşınız da görmek ne güzeldir bilir misiniz? 

Beklemediğiniz bir anda hediye almak en sevdiğinizden... Ve beklemeden gelen bir "seni seviyorum" mesajının tadına varabildiniz mi hiç? Siz istediginiz için degil, o istiyor diye yapildi mi tüm bunlar? Ve beklentisiz sevmenin tadina bakabildiniz mi hiç?

 "Bugün beni hatirlamadi" yerine "Hiç beklemiyordum, senin gelecegini" diyebilmek ne güzeldir oysa... Onu bogmadan, kendinizi bogmadan sevebilmek ne güzeldir... Sahiplenme duygusundan uzak, sevmenin, sevilmenin tadina varabildiniz mi hiç? 

Yapilmamis davranislar, söylenmemis sevgi sözcükleri ile kendi kendinizi ask çikmazinda kaybedeceginize, Hiç beklenmeyen bir demet çiçekle mutlu oldunuz mu? Beklentisiz sevin... Ben, beklentisiz seviyorum... "Niye aranmadim" diye düsünüp kendini kendinizi yiyeceginize, hiç beklenmedik bir "Seni özledim" mesaji ile aski yakalayin.. 

Beklentisiz sevin... Ben, beklentisiz seviyorum... O, sizin sevgiliniz oldugu için degil. Ona tapulu maliniz gibi, çantaniz, arabaniz gibi davranma hakkiniz oldugunu düsünmeden. Onu sevdiginiz, onun da sizi sevdigi için sevin... Sevgiye karisan "beklenti" denen illeti hemen silin askin ak sayfalarindan... Göreceksiniz ki, o zaman ask, baska bir güzel... Göreceksiniz ki, o zaman sevgili, daha bir romantik... Göreceksiniz ki, o zaman sevmek ve sevilmenin damaklarda biraktigi tat, yillanmis sarap gibi, beklenti zehrine karismadan bir baska döndürüyor insanin basini... Ben, beklentisiz seviyorum... Onun nerede oldugunu merak etmiyorum... 

"Beni bugün neden aramadi" diye geçirmiyorum içimden, aramadigi zamanlarda... Gelecege dair hayallerim de yok zaten... Ben, sevgiyi yasiyorum... Onun yanimda oldugu anlar o kadar degerli, o kadar kiymetli ki...Gerçeklesmemis ve gerçeklesmeyecek beklentilerle mahvetmiyoruz o anlari... Beklentisiz seviyoruz... Sevdigimiz için seviyoruz... Hayalsiz, geleceksiz, beklentisiz... Anlik seviyoruz... Deneyin... Beklentisiz, sevmeyi deneyin bir gün...
Beklentilerle bogdugunuz asklariniza aciyacaksiniz...!!

Can Dündar

8 Nisan 2015 Çarşamba

#59 : Pablo Neruda

Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına
çıkmamış olanlar